1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
93
Okunma

ÜÇ FİDAN
Bir sabahın en karanlık saatinde
Henüz uyanmamıştı ülke
Soğuktu zaman
Ve suskundu duvarlar
Postal sesleri yankılanıyordu dar koridorlarda
İpler hazırlanırken, tedirgindi üniformalılar
Gözlerini açmış, emir bekliyordu kara cellatlar
Zindanlarda boyun eğmeden
İşkencelerde direncin yüzünü yerlere düşürmeden
Tarihi utandıran bir cesaretle
Vicdanları susturan büyük bir erdemle
Sureti karanlık, eli kanlı azgınların arasında
Devrimci duruşun görkemiyle
Darağaçlarına gülerek giderken
Çoktan aşmıştı ölümü onlar
Dizginsiz deli taylar gibi koşarak
Tozu toprağı birbirine katarak
Öfkeli, sert ve gür haykırarak
Yiğitçe kısacık yaşayarak
En gururlu sözlerle çıktılar sehpaya
Ne başları eğildi
Ne sözleri yarım kaldı
Zaman geçti
İpler çürüdü
Cellatlar unutuldu
Ama onlar hiç unutulmadı
Bedenleri toprağa
Adları gönüllere kök saldı
Üç fidan…
Deniz
Yusuf
Hüseyin
Her bahar
Her biri
Binlerce filiz verdi
Erdal Karadağ
6 Mayıs 2014
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.