0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
78
Okunma
nenemin mutfağı
en hızlı mucizelerin olduğu yerdi
iki dilim ekmekle kandırılırdı
bir de salçanın kırmızısı sürülünce üstüne
dünya biraz daha katlanılır olurdu
ekmeğin kenarları sertti
ama içi yumuşaktı çocukluğum gibi
nenem bıçağı öyle bir gezdirirdi ki
sanki yaralarımıza merhem sürer gibi
biz o ekmeği yerken
karnımızdan önce içimiz doyardı
yağmur yağardı bazen
biz sokakta ıslanırken
birbirimize bağırırdık
yağ yağ yağmur
tarlada çamur
tekir kedi saklanmış
sütünü kim çalmış
sonra koşarak eve girerdik
üstümüz başımız dünya kadar kir
ama gözlerimiz tertemiz
nenem kızar gibi yapardı
ama elinde yine salçalı ekmek olurdu
birimiz seksek çizerdi kaldırıma
birimiz ip atlardı sayarak
bir iki üç dört beş
altı yedi sekiz dokuz on
saklambaç oynayan kalbim
nerede kaldın söyle son
her sayışta biraz daha büyürdük
ama anlamazdık
çünkü büyümek
o zamanlar sadece oyunun bittiği yerdi
şimdi ne zaman acıksam
elime ne alsam doymuyorum
çünkü açlığım değişti
çünkü nenemin eli yok bu şehirde
bir dilim ekmek
biraz salça
ve çocukluğumun sesi eksik
ve ben hala içimden sayıyorum
ebe ebe saklanıyorum
kimse bulmasın diye değil
bir daha bulunayım diye
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.