9
Yorum
23
Beğeni
5,0
Puan
204
Okunma
Sen beni öldürdün.
Ne hayallerle sevmiştim seni,
güzel bir ömür seninle geçecek sanmıştım.
Nice hayaller kurmuş,
bir bir umutlar ekmiştim yüreğime;
kahvemizi keyifle yudumlayacağız sanmıştım.
Kitaplarımı da getirmiştim evimize,
açıp okuruz, sohbetlerimizde
hep edebiyat olur sanmıştım.
Yanılmışım.
Ben ki ne zaman kovuldum hayatından,
işte o vakit topladım kitaplığımı
ve bir daha hiç açmamacasına
kolilere doldurdum.
Artık benim bir kitaplığım yoktu.
Artık can damarım, hayat suyum kesilmişti.
Psikolojik intiharın ucuna gelmiştim.
Artık bir kitaplığım yoktu;
nice anılar biriktirdiğim,
keyifle okuduğum bir kitabım dahi yoktu.
Uzun zaman oldu kapağını açmadım bir kitabın,
dokunmadım sayfalarına,
koklamadım ruhunu.
En son ne okudun dersen,
hatırlamıyorum hiçbirini.
Sen hayal kırıklığımdan başka bir şey değilsin artık benim için.
Kitaplarım ve sen…
Çocuklarımdan farkınız yoktu,
aynı değerdeydiniz hepiniz.
Sen gittin,
ben kitaplara küstüm.
Biliyorum, mantıksız.
Ama o gün öldürdün beni.
Farkında değildin
bana neler yaptığının.
Benim ne derece sevdiğimi anlamadın,
görmedin ruhumu,
duymadın sesimi,
dokunamadın zihnime,
sevemedin yüreğimi.
O kitapları topladığım an
edebiyat ölmüştü.
Kitaplar kan ağlıyordu,
şiirler küsmüştü sana.
Bir daha hiç açılmamacasına
kırıldım, bıraktım, terk ettim.
Küsülür mü kitaplara?
Ben küstüm işte.
Sensizlikten mutluyum.
Keşkemsin her zaman.
Zihnimi senden arıtalı çok oldu.
Ama…
Ne zaman bir kitap görsem
tekrar geliyorsun aklıma.
Sen bana “git” dedin,
“kitaplarını da al git.”
Sen beni hiç sevmedin.
Sen onları atmamı, terk etmemi istedin.
“Elinde görmeyeceğim” dedin.
Bir daha da görmedin.
Şimdi küskün, kırgın, üzgün ve pişmanım.
Sol yanım acıyor,
dünkü gibi taze bir şekilde…
5.0
100% (12)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.