0
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
108
Okunma
Kahvem ve ben baş başayız bu gece,
Balkon camına vuran yağmur taneleri süzülüyor bir bir…
Her damla sanki içimden kopup geliyor,
Sessiz… ama içimde bir fırtına var derin derin.
Eksik bir yanım var bu gece, tarif edemediğim,
Adını koysam belki biraz hafifleyecek… ama susuyorum.
İçimde kopan şeyler var, duyulmayan bir çığlık gibi,
Nefesim camı buğulandırıyor… ama ben içten içe donuyorum.
Sanki bir kor var yüreğimde, sönmeyen,
Üstünü küllerle örtsem de yanmaya devam eden…
Kimse görmüyor, kimse duymuyor bu yangını,
Ama ben her nefeste biraz daha kül oluyorum, içimden.
Yağmur hızlandı… camın dili çözülmüş gibi,
Anlatıyor her şeyi, benim sustuklarımı bile…
Bir ben susuyorum bu gece,
Bir de içimde yıkılan o eski “ben” sessizce.
Hayat… ne garip bir yük bıraktı omzuma,
Sevdikçe eksildim, sustukça yok oldum…
Şimdi ne geçmiş geri geliyor, ne de içim toparlanıyor,
Ben sadece var gibi yapıyorum… ama aslında çoktan kayboldum.
Ve bu gece anladım;
Ayrılık sadece bir gidiş değilmiş,
İnsanın kendi içinden düşmesiymiş aslında…
Ve en çok da kendine yabancı kalmasıymış...
----SONMISRA----
05.04.2026
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.