4
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
140
Okunma
Yağmur…
Sen…
Ve yol…
Hafif bir karartı
günün üstüne çöken
yorgun bir akşam
ve ılık dokunuşlar…
Gökyüzüne bakınca
damlalar
usul usul düşer zamana...
vakit...
ışıl ışıl çözülür içimde…
Sessiz bir dua tadında
yol uzar…
Ve yağmur...
ikimizin arasında
konuşan bir sır olur
Her damla
adını fısıldar toprağa
ruhum
usul usul ısınır…
Bir rüzgâr geçer aramızdan
damlalar seyrekleşince
bir düşün sonu gibi
uyanır üşüyen bedenim…
Kaldırımlar…
ne seni eksiltir
ne beni çoğaltır
sadece hatırlatır
aynı göğe baktığımızı
Islanırken...
gece...
adımlarımızı aynaya çevirir...
Ben…
birbirine karışan
iki eski hikâye gibi
her adımda biraz daha
içime yürürken...
Sen...
yağmurun en ince yerinde
sessizce çoğalırsın…
Bir an gelir
zaman durur
damlalar askıda
sözler susar
kalp konuşur…
Ve anlarım
yol dediğin
varılacak yer değil
Seninle yürüdükçe
anlam kazanan bir hâl…
Yağmur dinse bile
ıslak kalır içim
çünkü sen
geçip giden değil
içimde kalan bir mevsimsin…
Gece
üstümüze usulca kapanırken
bir yıldız düşer içime
Adınla birlikte…
Ben
o yıldızı saklarım
yarınlara karşı
Çünkü bilirim
her yağmur
bir hatıra bırakır
ve her hatıra
bir yola dönüşür…
Ve biz
belki yine
aynı yağmurun altında
aynı sessizlikte…
Turgay Kılıç
5.0
100% (9)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.