6
Yorum
16
Beğeni
5,0
Puan
87
Okunma
Düştüm...
ellerim çamur
ayaklarım kaygan
toprağın sırrı ile
sustum bir zaman...
Suskunluğumun gizeminde
bir nabız var
duyulmayan
ama inatla atan...
Parmak aralarımda
yoğrulan toprak
beni tanır
sarılır...
bir dost misali
bırakmamaya can atan...
Gökyüzü ise beni anlamıyor
ya da kızgın ..!
bu akşam...
Dizlerime baktım
süzülür
taşların ıslak kalan imzası...
Ellerimde çamur kurumuyor
beklenen Güneşli günler
avuclarımın
tek ışığı...
Sonra...
Bir karanlık çöktü üzerime
adı gece olmayan
kendi içine batmam ile
oluşan ...
Ve
kimsenin bilmediği bir yerde
içimde bir şey kıpırdar...
doğmamış kanatların
sancısı...
Ya kalacaktım olduğum çukurda
Islak...
Ya da
toprağın içinden filiz gibi çıkacaktım
duayı gönlüme gizleyerek
Filizi seçtim...
köklerim karanlığa bağlı hâlâ
ama başım
ışığın alnına değiyor artık...
Bir gün…
adımı o sevmediğim
rüzgâr taşıyacak yükseklere
ve soracaklar...
"nasıl çıktı bu kadar yukarı?"
Ben...
Soğuk bir yüz ile
sıcak bir yüreği gizleyeciğim...
Turgay Kılıç
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.