1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Son Virajda Kalan
Geceyi ikiye böldü o ani fren sesi,
Kader direksiyonu kırdı, elimde kaldı sensizliği,
Bir çığlık düştü yollara, sustu kalbimin sesi,
Ben o an ölmedim ama bitti içimdeki “biz” izi.
Ambulans sireni bir mersiye gibi yankılandı,
Adını sayıklayan dilim gözyaşına bağlandı,
Beyaz duvarlar arasında umut ağır yaralandı,
Bir doktor sustu… dünya başıma yıkıldı.
Acil kapısında bir ömür bekledim o gece,
Zaman diz çöktü önümde, çaresiz ve ince ince,
Bir haber düştü içime, sözsüz, sessiz, hece hece,
Sen gittin… ben kaldım yarım bir bilmece.
İmamın sesi göğe değdi, toprak seni çağırdı,
Fatiha’nın her harfi kalbimi parça parça ayırdı,
Ellerimle seni değil, kendimi mezara koydum sanki,
Çünkü sensiz kalan ben, artık yaşayan değildi.
Ey sevgili… hangi cennetin sabahında uyandın?
Hangi baharda gülüşünü yeniden canlandırdın?
Ben hâlâ o kazada, o son bakışta kaldım,
Sen gittin ya… ben zamandan da hayattan da ayrıldım.
Geceler sana döner, yollar sana çıkar şimdi,
Her virajda gözlerin, her karanlıkta sesin gizli,
Bir direksiyon tutarım hâlâ, ellerim titrer sinsi,
Ama hiçbir yol götürmez seni geri bana, sevgili.
Medet dilerim aşktan, sabırdan, senden kalan izden,
Bir dua olurum bazen, geçerim senin geçtiğin izden,
Ama ne dua yetişir artık ne zaman bize,
Çünkü sen gittin… ve ben kaldım sensizliğe diz çöken bir kul gibi.
Eğer bir gün rüyama düşersen ansızın,
Ne konuş ne ağla, sadece bak bana derinden,
Çünkü ben hâlâ o son anda, o son bakıştayım,
Çıkamıyorum senden… ne ölümden ne kendimden.
21.02.1994
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.