1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
44
Okunma
Bir hülyanın dudağında son nefes.
Yüzü ondördünde ay idi sanki.
Cevabı bilinmez zor bir muamma,
Gözü ķömür, kaşı yay idi sanki.
Yanağına kırmızı gül ekilmiş.
Bülbül konmayınca boynu bükülmüş.
İnce bel bardağa yeni dökülmüş,
Yudumu can yakan çay idi sanki.
Güzelliği dile destan, göze nur.
Gören gökten inme bir melek sanır.
Bir asır methetse dil mi usanır?
Yusuf-Züleyha’dan soy idi sanki.
Konuşunca kainatı susturan.
Bir huzurki ilkbaharı bastıran.
Geceye sazlıktan bir sam estiren,
Sesi hiç dinmeyen néy idi sanki.
Baştaki akılı zapteder huyu.
Dili esir alır bir ömür boyu.
Bilmemki ya iksir ya zemzem suyu,
Tadı doyulmayan mey idi sanki.
Mesut’um perdesi aşıkta gözün.
Değişmez timsali işvenin, nazın.
Kırk günlük mutluluk, tükenmez hüzün.
Gönlümde kırk gece toy idi sanki.
Mesut ALTUNKAYNAK
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.