20
Yorum
47
Beğeni
5,0
Puan
344
Okunma
Ne zaman imkansıza dair bir şiir yazsam,
Sınırları aşan bir ordunun gölgesi düşer aklıma;
Mülteci bir aşkın neferi gibi gelirsin
Gönlümün ıssız kıyılarına dayanır sevdan
Bir ihtilal başlar en uykulu düşlerimde
İsyankar yüreğim, önünde diz çöken bir eşkıya...
Sanki hiç gitmemişsin gibi,
Gözlerinin ışığı zamanı sonsuzluğa bağlar
Gül yağmurları yağdıran bir bulut olursun
İçimi ısıtan o kadim şiirlerle
Avucuma usulca bir parça huzur bırakırsın.
Fakat ne zaman seni düşünsem,
Fesleğen kokulu, dokunulmamış bir hasret sızlar
Ömrümün hazanında, o hiç yaslanamadığım omuz
Yıkılan hüzün duvarlarımın altında kalır
Ve o gözü kara sevdanın kırılan fay hattında
Enkaz altından yükselen o sessiz çığlık
Yarım kalmışlığın yankısı olur aklımda
Yollar biter belki, mevsimler değişir elbet
Lakin içimde büyür o bitmek bilmez gurbet
Adın dilimde mühür, izlerin her köşe başında
Bir ömür taşınır bu sızı, her gözün yaşında
Fırtınadan yorulmuş bir liman mı arıyorsun
Bakışların bir hayli solgun,sanki yemiş vurgun
Seslensem bozulur tılsım
Uyanırmısın pembe rüyadan
Ellerim uzansa tutar mısın
Geçer miyiz birlikte bu köprüden
Zaman durmuş gibi o anlarda
Bir sızı mı var yüreğinde hatıralardan
Ben buradayım, tam şuranda
Bekliyor olacağım seni
Aynı yerde gün doğumunda
Elbet biri çıkacak senin de karşına
Lanet okutacak en güzel yıllarına...
Pencerenden öfke saçarsın belki sabahlara
Ama birde uykuya dalınca var ya
Hiç birşey söyleme,hakkım yok buna
Yemin ederim lanet falan okumuyorum şuanda
Zaten doydum ben o karanlık sabahlara
Dedim ya,tekrar yelken açtım
Belki sabahlara belki akşamlara
Ama umut ararcasına değil artık
Umut saçarcasına bakıyorum gelecek denen ufuklara
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (29)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.