12
Yorum
35
Beğeni
5,0
Puan
216
Okunma
Gitmelisin ve ardına bir an bile bakmamalısın
Savaştık bu sevda uğruna ama kaderi aşamadık.
Sahi, ne oldu da yenildik bu acımasız hayata?
Bu yürek senindi, seninle başladı ve sende bitti.
Ne kadar istesek de zamanın çarkını geri döndüremeyiz,
Artık seni kalbimin en derin dehlizlerine gömüyorum.
Gözyaşlarım yaraya merhem olmasa da,
"Aşkını saklayacağım" diyemiyorum, içimde koca bir boşluk...
Seni uğurladığım o an, tükendi bu yorgun beden,
Nefes alamıyorum, daralıyor ruhumun her zerresi.
Bitmesi gerektiğini biliyorum, akıl onaylıyor da kalp suskun,
Tutkunun ötesinde sevdim seni, lakin artık söyleyemiyorum.
Acı bir zehir gibi damarlarımda dolaşsa da yokluğun,
Kendi rızamla, ruhumdaki bu yangından gidiyorum.
Bu yürek acıdan başka hangi mevsimi tanıdı?
Ağır geldi zayıf kalbime, seni taşımanın heybeti.
Sensizlik, bedenimi toprağa giden bir yol eylemiş,
Belki de sadece bir roldü bu, ben başrolü üstlendim;
Perde kapandı, alkışlar dindi, içler acısıydı son durumum...
Sabahları müjdeleyen bir güneş olmak varken,
Karanlık bir kuyu oldum, ışık sızmayan gecelere.
Aydınlık günlerle hiç tanışmadı kararmış ufkum,
Gökyüzünün mavisini unuttu bu yaşlı gözlerim.
Penceremden sızan rüzgar, tek sırdaşımdı oysa,
Gözpınarlarımı kurutan, tenimi yakıp geçen bir sızı...
O an nefesimi tutar, sadece kainatı dinlerdim,
Duyduğum, ağlayan bir mazinin hıçkırıklarıydı belki de,
Yüreğimden kopan sessiz bir haykırıştı fırtınadan önce.
Düşlerimi de öldürdüm bu gece, kimsesiz ve sessizce,
Kara sevdanın izleri mühürlenmiş yorgun bedenime.
Rüzgarı hissetmek için fırtınanın kopmasını bekledim,
Gözlerimi kapatıp ağladım, geceler boyu kimsesizliğime.
Her yeni güne, kurumuş tuz izleriyle başladım,
En içten yaralarımı döktüm bu kırık cümlelere.
Seni yazdım her mısrada, seni anlattım satır aralarında,
Belki de ettiğin onca eziyeti ifşa etmekti bu sessiz çığlık.
Seni çekecek, seni sevecek mecalim kalmadı artık,
Avuçlarımda beslediğim o küçük, masum sevinç,
Tıpkı senin gibi, uzak diyarların rüzgarına kapılıp gitti.
Ve içimde beslediğim o kırılgan umut kelebeği
Ölmesini hiç istemesem de, çırpınışlarını izledim günlerce.
Ardından bir güneş daha battı bu ıssız şehirde,
Fakat o batan güneş, benim için bir daha hiç doğmadı.
Artık ne bir ses var geride, ne de bir iz,
Biz aynı fırtınada kaybolan iki ayrı deniz.
Sen yolunda yürü, ben kendi enkazımda kalayım,
Ben senin hiç doğmayacak sabahın, sonsuz siyahıyım
YEŞİLIRMAK
5.0
100% (26)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.