1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
123
Okunma
Zaman dediğin nedir ki ey gönül,
Ne akrep ne yelkovan,
Ne de tükenen bir takvim…
O, Hakk’ın nefesidir
Âlemin göğsüne üflenen.
Sanırsın ki geçer,
Oysa geçen sensin…
Her an biraz daha soyunur insan
Kendinden, benliğinden, yüklerinden.
Ve her geçen vakitte
Bir adım daha yaklaşır
Aslına, özüne, hakikate.
Çocukluk bir perdedir mesela,
Saflığın aynası…
Sonra dünya değmeye başlar kalbe,
İstekler, hevesler, kırgınlıklar…
İşte o an başlar
Zamanın imtihanı.
Ey gönül,
Zaman seni eksiltmez aslında,
Seni senden arındırır.
Her kayıp sandığın
Bir vazgeçiştir Hak’tan gayrısına.
Bir gün anlarsın;
“Keşke” dediğin her şey
Nefsinin fısıltısıymış.
Oysa kader,
En doğru vakitte
En doğru yarayı açarmış.
Zaman durmaz dersin,
Doğru…
Çünkü o, senin değil,
O’nun emrindedir.
Her an,
“Ol” emrinin yankısıdır kâinatta.
Bir bakarsın
Sevdiklerin senden alınmış,
Bir bakarsın
Kalbin darmadağın…
Sanırsın ki eksildin,
Oysa Hak seni
Kendine yer açmak için boşaltır.
Ey gönül,
Zamanı suçlama…
O, seni yaklaştırmak için
Uzaklaştırır bazen.
Seni buldurmak için
Kaybettirir.
Her an bir kapıdır aslında,
Ya dünyaya açılır
Ya da sonsuzluğa…
Sen hangisinden geçtiğine bak.
Ne geçmişe takıl,
Ne geleceğe aldan…
Hak, ne dündedir
Ne yarında.
O, sadece “an”dadır.
İşte bütün sır burada:
Anı idrak edebilen,
Zamanı aşar.
Kendini bulan,
Zamanı unutur.
Ve bir gün,
Son nefesinde anlarsın;
Zaman dediğin
Bir yolmuş sadece…
Asıl varılacak yer ise
Zamanın ötesiymiş.
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.