0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
90
Okunma
Sen hiç yüreğinin yandığını hissettin mi?
Ama öyle alelade bir sıcaklık değil;
hani sanki göğüs kafesinin içinde bir mangal tutuşturmuşlar da,
her nefes alışında o ateş daha da harlanıyor gibi...
Dumanı genzine kaçar da bağıramazsın ya, sesin tellere takılır kalır,
işte tam öyle bir sızıdan bahsediyorum.
Bakma benim böyle dimdik ayakta durduğuma,
içimde ne fırtınalar koptu da ben o gemileri karaya vurdurmamak için paslı halatlara sarıldım.
Avuçlarım kanadı, dizlerim titredi ama kimse duymadı feryadımı.
İnsan en çok sustuğu yerden yaralanırmış meğer; biz hep bağıranın acısı var sandık,
oysa asıl yangın, tek kelime etmeden kendi külünde boğulanların içindeymiş.
Hasret dediğin ne garip bir prangadır,
vurdu mu zinciri ruhuna, adım attırmaz adama.
Bir fotoğraf karesine bakıp o eski kokuyu ciğerlerine çekmeye çalışmak mıdır özlem,
yoksa her gece aynı rüyaya yatıp hep o karanlık uçurumun kenarında uyanmak mı?
Ben özlemeyi,
bir kentin yabancı sokaklarını adımlarken her köşe başında senin gölgeni,
her kalabalıkta senin sesini ararken öğrendim.
Sanki kapı her çalındığında gelen senmişsin gibi irkilmekten,
her telefona "belki bir nefes" diye sarılmaktan yoruldum ama yine de vazgeçmedim.
Çünkü insan, beklemekten vazgeçtiği gün gerçekten ölürmüş.
Hayat bizi hep bu engebeli yol ayrımlarında sınadı, hep en zayıf yerimizden vurdu.
En güvendiğimiz dağlara karlar yağdırdı da,
biz o karların altında bir kardelen gibi baş vermeyi beklerken mevsimler hep zemheriye kesti.
Şimdi bu dökülen sözler, bir gece yarısı sızısı gibi yüreğimden kopup geliyor.
Ne bir şairin gölgesi var burada, ne de ödünç alınmış süslü bir feryat.
Hepsi benim, hepsi katıksız gerçek...
Yazdığım her harf, birer damla gözyaşı gibi kağıdın beyazına düşüyor.
Eğer okurken senin de canın yanıyorsa,
bil ki sen de o yangından geçmişsin demektir;
sen de o küllerin arasından bir parça umut devşirmeye çalışmışsın demektir.
Unutma ki ateş düştüğü yeri yakar derler ama yalan;
ateş düştüğü yeri kül eder, dumanıyla da kalanları boğar.
Şimdi heybemde kırık hayaller, dilimde bitmeyen bir "eyvallah" ile yürüyorum.
Söndüremedim o yangını ama küllerinden bir yol yapmayı öğrendim kendime.
Belki bir gün, bir başka yaralı yüreğin sessizliğine değer de bu kelimeler;
"yalnız değilsin" der, rüzgarın fısıltısıyla bir parça nefes olur sönmüş umutlara.
Çünkü biz, yanarak aydınlananların; bittiği yerden yeniden başlayanların çocuklarıyız.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.