1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
137
Okunma
Kalemdi..
Masum yazar cümleyi,
bazende mahsun.
Kurşunuydu saplanan yüreğime,
Kurşun gitti
ağaç kaldı geriye.
Geçti gün, çürüdü, oldu toprak.
Kurşun hâlâ içinde saplı şiirlerin.
Acıyı anlatmak için toplanan şairler suskun.
Körelmiş bıçak kesmez bağını kordonun.
Zehirlenmesi an meselesi bir yaşam.
Uykusundan uyandım rüyamın,
üzerimde kabustan kalma bir his.
Kafesinde duruyor göğsümün,
yenik düştüğüm zamanın.
Kırık ağaçtan penceresi,
soframda kuru bir ekmek.
Emek düşüyor gözlerinden,
lokmanın helali haram edilen nefesimin geçerken gırtlağından.
Soldu yüzü, yüzüme bakan papatyalar.
Yağmurlar söndürmedi
ateşe verilmiş gönlümün sokaklarını.
Bir ben gidiyorum,
beni yıkılmışlıklara defnederek.
En iyi öğretmeni ben oluyorum dilimin.
Susmayı öğrettim kendime,
lakin şiirler konuşurken,
bileklerinden kesik harflerimle
geceye aydınlık süsü verdim,
uyanmak için rüyasından.
Neresinden tutsam elimde kalıyor,
sefil bir hayatın sahte gülüşleri.
Anlamsız cümleleri anlamlı kılma çabası,
yüzünden çalışmış sevdanın kendi hırsızı gibi bakıyor.
Çatlak duvarından yağmur suyu sızan odanın,
damlardı çatısından tencereye sular.
Rutubetli bir geçmişin
silik duvarları arkasından çıktı,
sildikçe geçmişin izi.
Hiç geçmeyecekti,
biliyorum,
yeni geleceklerin geçmiş oluşu.
Belki de sonun sonsuzluğa özlem çağrısı.
Eğilmişken bu denli başım secdeye,
O’na haykırdım bildiği içimin sesini.
Serdar Özyanız
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.