3
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
90
Okunma
Bir hayatın uzun görünen
ama kısacık bir diliminde,
sessizce yürürken zamanın içinde
durdum bir an, düşündüm seni.
Bir zamanlar demiştim sana:
“Müsait olduğun zaman değil,
değer verdiğin zaman ararsın.”
O an, bir kapı kapandı,
ve bir daha hiç konuşmadık.
İnsan herkese zaman ayırabilir,
ama her kalbe aynı değer konulmaz.
Bazıları gölge gibi geçer yaşamdan,
bazılarıysa ışık olur, iz bırakır.
Ben seni beklemedim,
ama hep düşündüm.
Belki de bir gün anlayacaksın
bir değer, bir kelime kadar ağır,
bir sessizlik kadar derindir.
Zaman hızla akar,
göz açıp kapayıncaya kadar geçer,
ve biz çoğu zaman fark etmeden
en değerli anları kaçırırız.
Bir dostun, bir sevdanın,
ya da bir yüreğin değeri,
sadece senin verdiğin anla ölçülür;
geri kalan, boş bir uğultudan ibarettir.
Şimdi sessizim;
ama içimde bin sessizlik çığlığı.
Belki de herkes öğrenir bir gün:
Değer, zamanla değil,
yüreğin karşılıksız vermek isteğiyle ölçülür.
Ve ben seni hatırladıkça
anlarım ki her kayıp,
bir öğretmendir;
her sessizlik, bir sırdaş;
ve her vedâ, insanın kendi değerini bilmesi içindir.
Bazen düşünüyorum,
belki bir gün anlarsın;
bir yüreği beklemek,
onun değerini bilmek demektir…
ve değer, sadece arandığında değil,
verildiğinde hissedilir…
Öyleyse yaşadım seni,
öyleyse sustum,
ve öğrendim:
değer, zamanın değil,
yüreğin sessizliğiyle ölçülür.
Kadir TURGUT
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.