0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
111
Okunma
Resmini sakladım avuçlarımda,
her sabah uyandığımda bakarım diye.
Kimseler bilmeden, kimseler duymadan
gidecektik hani bu hikayenin sonunda.
Böylesine yapayalnız bırakıp gitmek var mıydı
tek başına…
Ağır mı geldi sana bu yaşam,
zor mu sandın tutunmayı?
Okyanusun ortasına attın kendini,
haykırsan da, çırpınsan da
duymaz artık kimse seni.
Sen seçtin bu hayatı sevgili,
gözlerine baktığım o son anda
bir sevdanın nasıl sessizce bittiğini anladım.
Şimdi avuçlarımda sadece bir fotoğraf,
içimde yarım kalmış bir hikaye,
ve adını fısıldayan koca bir yalnızlık var.
Çünkü bazı gidişler vardır sevgili…
geriye sadece suskun bir kalp bırakır.
Sen ardında sadece geçmişini değil,
bütün geleceğini de bıraktın.
Mutluluğu parayla satılıyormu sandın,
üç beş gösterişli elbisede,
lüks arabalara binmekte mi?
Zenginlik bu mu sandın sevgili…
Oysa insanın en büyük serveti
sevdiği bir kalpte yaşayabilmektir.
Ben sana bir ömürlük yürek sunmuştum,
sen ise parıltılı bir yalnızlığı seçtin.
Hadi şimdi yürü bakalım,
inci taşlarından dizilmiş yollarda.
Görkemli yalılarda yaşa,
ışıklı salonlarda gülüşler dağıt.
Ama bilmediğin bir şey var sevgili…
Marifet yaşamak değil,
marifet asıl dürüst bir kalpte yaşlanmaktır.
Gökyüzüne yükselmek kolaydır belki,
ama bir yüreğe sadık kalabilmek
ateşten gömlek giymektir.
Sen kırık kalpler durağında bıraktın beni sevgili,
karanlık odalarımın perdesini sen çektin.
Aşk sokağına adımı bu kalp yaralı diye yazdırdın.
Oysa sen benim bu hayatta
cümlelerimin öznesi,
şiirlerimin güzel gözlü dilberi,
yüreğimin ise vazgeçilmez tutkusuydun.
Şimdi mi üzerime sağanak sağanak yağan
hasret sancısı, dudaklarımdan mısralara dökülen bir ateş parçası.
Ve sen…
adını koyamadığım romanımın
en acı kahramanısın.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.