0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
124
Okunma
KIZIL VASİYET
Hani kan tutuyordu seni.?
Bir damla kızıllık görsen ruhun çekilirdi bedeninden,
Bakışlarını kaçıracak yer arardın.
Gözlerini yumardın hayatın gerçeklerine;
Sanki bakmayınca yok olacakmış gibi.
Meğer en büyük yarayı sen açacakmışsın;
Bakmaya kıyamadığın o canı,
Tek bir veda eşiğinde bir kalemde harcayacakmışsın.
Senin o sahte nezaketin,
Benim hakikatimin kanında boğuldu.
Sen gitme diye kesiyordum bileklerimi...!
Lisanım gururumdan sustu,
kalemim namusumdan;
Ama damarlarım senin için feryat etti o gece.
Her sızı bir çağrıydı aslında.
Sırf o kandan ürküp de gölgeme sığın diye;
Kendi hayatımı,
senin gidişinin önüne
Bir barikat gibi,
bir etten duvar gibi yıktım.
Ben kendimi feda ederken,
Sen sadece kaçmayı düşündün.
Korkun,
benim son mevzim olsun istedim.
Sen o kanın vahşetinden kaçıp bağrıma sokul diye,
Kendi kıyametimi ellerimle başlattım.
Bir sığınak inşa ettim sana,
harcı kendi canımdan.
Çünkü biliyordum; damarımdan sızan o sıcaklık,
Senin yokluğunun o zemheri buzundan daha evlaydı.
Ben yanarken sen ısın istedim,
Ama sen ateşi gördüğünde söndürmeye değil,
Terk etmeye yeltendin.
Bilesin ki;
o gün dökülen her damla,
Sadakatine vurulmuş mühürdür.
Biz,
kendi kanımızda boğulmayı göze alıp,
Seni onurumuzun burcuna bir sancak gibi astık.
Seni yüceltmek için kendimizi yerle bir ettik.
Şimdi ister kaç,
ister dünyanın öbür ucuna saklan;
O kızıl leke artık senin de hükmündür.
Nereye gitsen bu koku gelecek peşinden;
Sadakatsizliğin ve ihanetin geniz yakan kokusu.
Hâlâ kan tutuyor mu seni.?
Yoksa ardında bıraktığın bu dilsiz enkaz,
Seni o korkak yüreğinden çoktan azat mı etti.?
Vicdanın o kan gölünde boğulmadı mı hâlâ.?
Ben bu izlerle,
bu derin kesiklerle
Bir ömür onurla nöbet tutarım da;
Sen bu ağır veballe hangi deryada arınırsın,
Hangi masumiyetin ardına gizlenirsin.?
Artık ne bir yemin kalır,
ne de bir söz geride;
Mühürlendi kaderimiz,
bu kızılın ferinde.
Ben bu izlerle devleşir,
başım dik yürürüm de;
Sen bu veballe çürürsün, ebediyet yerinde.!
Şimdi sustu kalemim,
son sözü toprak desin,
Ruhun bu boşlukta hep,
o tek bir ahı yesin.
Ardına bakma artık,
sen zaten bir gölgesin,
Cehennemin ben değil,
senin öz gerçeğindir.!
Hadi,
topla pılını pırtını;
çek git bu gönül menzilinden.!
Sırtındaki hıyanet küfesiyle, sürgün ol kendi cehennemine.
Gölgen bile haramdır artık bu toprağın şerefine,
Adın bir lekedir kütükte, sesin bir yankı derin bir çukurda.!
Cehennem olsun her durağın,
soluduğun hava paslı hançer;
Öyle bir ah yükledim ki omuzlarına;
kefen olsun sana her gülüş.
Sen benim döktüğüm kanda boğulurken ebediyen;
Ben onurumla arşa çıkacağım,
sen hıyanetinle dibe gömüleceksin!
Hakkım haramdır sana;
ne bu dünyada,
ne ötede.!
Emel Abokan
27/02/2026
07:17
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.