3
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
216
Okunma
Bir yara bir yaraya nasıl içini döker, hem kabuk hem kabul bilip,
İşte öyle eğildim hak darında
Kendi kuyumdan fısıldadım kabuğun kulağına, dinle…
Surlarım yorgun, kapılarım mühürlüydü yıllardır;
Şimdi bir el bekliyorum, sadece saçımı okşayıp "geçti" diyecek kadar sabırlı...
Bedenim ruhumun mühürlü zarfıdır,
Sadece bir el açsın, bir ömür okusun diye...
Ne Leyla’dan uzağım, ne Mecnun’dan gayrı;
Ben aşkı bir veda değil, bir bekleyiş bildim yar yolunda.
Emeğim helaldir de, gönlüm sadece ehline emanet;
Ömürlük olmayacaksa, dokunmasın gölgeme ne aşk ne de hıyanet.
Ben bir kez dağıldım nâr gibi, bir daha savrulmam;
Ya Yusuf ol gel kuyuma, ya da bırak sızım kendi derinliğinde kalsın Malamın…
“ Berya TE dikim her dem"
Vaha Sahra
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.