1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
35
Okunma
Bin kapı dolaştım adını sorarak,
Her eşikte yandım, közümü korarak,
Bir damla umutla sabrı yoğurarak,
Geceler devirdim ak yanağında.
Yel olup geçmedin gönül bağından,
Bir ses vermedin yar, suskun çağından,
Hangi sır saklıydı kirpik dağından,
Gözlerim sürüldü bak yanağında.
Sevdanın yükünü sırtıma aldım,
Kimi gün dağıldım, kimi gün kaldım,
Bir tebessüm için ömrüme daldım,
Zaman su gibi süzüldü tel yanağında.
Ne hekim fayda etti nede bir dua,
Ne muskalar bildi bu derde çare,
Bir ah ettim düştü gökten belâya,
Yıldızlar kırıldı ay yanağında.
Bahara niyetim kışa varırmış,
Gülen her yüz bana taş kesilirmiş,
Sevenin payına sızı düşermiş,
Talihim sürgünmüş yaz yanağında.
Sözüm yetim kaldı dilim tutuldu,
Adını anınca dünyam daraldı,
Bir selam bekledim yolum yoruldu,
Kapılar kapandı ahhh yanağında.
Dost bildiklerim de geçip gittiler,
Yangınımı görüp yüz çevirdiler,
Aynaya baktım da beni yitirdiler,
Suretim yabancı yüz yanağında.
Dediler “unut” dediler “boş ver”,
Aşk bu, emre gelmez, kime söz ver,
Bir bakışın bedeli cana bedel,
Can pazarı kurdum öz yanağında.
Bir rüzgâr değseydi saçın ucuna,
Bir gölge düşseydi yol ucuna,
Razıydım ömrümün son bucuna,
Yeter ki bir iz kal iz yanağında.
Bilirim, yazgının dili sert olur,
Sevene her zaman dünya dert olur,
Bu şiir de sana sessiz bir not olur,
Okursan anlarsın giz yanağında.
Okursan anlarsın ..
Kadir TURGUT
5.0
100% (1)