6
Yorum
24
Beğeni
0,0
Puan
156
Okunma

onlar hiç yorgun değildi
iktidara yaslanmış birer kibir abidesiydiler.
yalancılarla birlikte kurulan sofralarda
hakikati aç bırakan o ve aveneleriydi.
yeter ki bilinmedik oyunlar demeyelim artık,
oyun çok belliydi,
aldat, inkar et,
suçu böl gitsin kalabalığa.
oyuncuların yüzünde tükenmişlik vardı
ama saray aynalarında yorgunluk görünmezdi.
aldatmanın verdiği o haz
tüm vicdanlarını susturuyordu.
her fırsatta öfke kusup duruyordu,
çünkü öfke en ucuz silahtı.
saygıyı zayıflık sandı,
bağnazlığı sadakat diye pazarladı.
kinini adeta dava yaptı,
nefretini ise slogan.
yoruldum demedi hiç.
çünkü yorulmak emek ister,
yük taşımak ister.
onunda avenesinin de küfesi hep boştu
taşınmamış yükün yorgunluğu olmaz.
onun için hep incitti,
hiç incinmedi.
gözleri ağlamaktan harap olmuş birine
parmak sallarken bile, yorgun değildi
aksine alışmıştı.
sözleri hep zehirliydi,
ama o alkışlarla arındığını sandı.
yancıların yalancıların kifayetsizliğinde
akıl boğulurken
o bunu istikrar diye sundu.
kendine karşı hep son derece hassastı,
halkına karşı ise hoyrat.
ondan kaybetmekten hep korktu,
o ve avenesi kaybettiği şeyin insanlık olduğunu
anlamayacak kadar kibirliydi.
sabırsızdı artık,
çünkü hesap defteri kabarıyordu.
zaman aralığı daraldıkça
dil hezeyana sürüklendi.
hakikati bastırdıkça
gerçek büyüdü.
verilecek hesap çok.
ahlar çok.
bu enkaz daha da büyüyordu.
ve o ölüm sizlerin yakasına yapıştığında
elleri sayamayacaksınız.
her biri bir yüz,
her biri bir suskunluk,
her biri görmezden geldiğin bin bir yara.
o zaman
yorgunum bile diyemeyeceksin.
çünkü hiç yorgun değildin,
sadece sorumluluktan kaçıyordun.
ve kaçış
en ağır yüktür insan olana...
Mehmet Demir
18221
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.