6
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
58
Okunma

düşünüyorum anne...
zamanın omzuna yaslanıp öylece düşünüyorum.
sanki içimden bir nehir geçiyor,
adı zaman.
ben o nehrin kıyısında
şimdi çocukluğumu yokluyorum.
yoksulluğun o bereketli gölgelerinde
ekmeği ikiye değil, kalplere böldüğümüz günlerdi.
fakir sofralarımızda
açlıktan çok şükür doyururdu bizi.
senin o gözlerinde
dünyayı susturan bir umut yanardı anne.
şimdi o gözleri
hatıraların camına asıyorum.
ellerinin sıcaklığını
üşüyen boşluklarıma sarıyorum.
bir sesini duysam
zaman geriye akacak sanıyorum.
özlüyorum anne…
yalnız seni değil, senli olan her şeyi.
evin duvarlarına sinmiş sabrı,
akşam ezanıyla büyüyen huzuru,
çay buharına karışan nasihatlerini.
şimdi soruyorum de kendi kendime
ben seni hangi zamana sığdırabilirim ki,
hangi kelime
senin adının gölgesine yaklaşabilir ki
zaman bile seni anlatmaya yetmemişken
ben nasıl anlatabilirim ki
dört harflik adının içine
dünya kadar o büyük sevgini
nasıl yerleştireyim anne?
sen aşksın anne...
başlangıcı olmayan, bitişi yazılmamış bir dua gibi.
riyasız, yalansız,
elleri nasırlı ama kalbi ipek bir sevda.
yıllar geçiyor, takvimler eksiliyor,
sesler bile siliniyor.
ama sen
zamandan düşmeyen bir yıldızsın.
zamanın unuttuğu yerde
ben seni hatırlıyorum.
her gün biraz daha çok
ve her gün yeniden.
çünkü ben
seninle tamamlanan bir eksiktim anne.
*
Mehmet Demir
13222