2
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
37
Okunma
Hep yaktı yandırdı sevdan derinden,
Sabahlar sensiz olmuyor, Rozalin.
Hasretin vuruyor bağrıma her dem,
Aşk bu aşk, vazgeçmem diyor, Rozalin.
Bir adım sen oldun, bir adım çile,
Yazdım seni taşa, toprağa bile.
Kısmetim bağlandı ince bir bele,
Sensiz ömür dizilmiyor, Rozalin.
Yandım Mansur gibi cân u ser oldum,
Şu gurbet ellerde sersefil oldum.
Her şeyin iken hiçbir şeyin oldum,
Bahtım ak güle düşmüyor, Rozalin.
Yollar uzun, kaşın düştü izime,
Kara yazgı sinmiş alın çizgime.
Bir selâmın can verirken dizime,
Sustu dilim, çözülmüyor, Rozalin.
Bir bakışın bin feryada bedeldir,
Aşkın hem zehir, hem de panzehirdir.
Senden gelen hoş gelir, sefa gelir;
Elde defter dürülmüyor, Rozalin.
Allah şahidimdir, çeken bilir hep,
Sesini çağıran her rüzgâr sebep.
Gözümde tüten silinmez mürekkep,
Yaram kabuk bağlamıyor, Rozalin.
Bir yemin içtim ki dönmem yolundan,
Ne bahar bilirim Mevla’m, ne hazan.
Bir avuç kor olur tutuşur zaman,
Söner sanırsın sönmüyor, Rozalin.
Bir türkü oldun sen dilden dillere,
Takıldın gecemde yanan tellere.
Yazdım cezanı taşlaşmış kalplere,
Sevda bu bitip gitmiyor, Rozalin.
Halilî ayaz vurdu yüreğime,
Kader kazımış ismini yüzüme.
Koştum hasta gibi her gün hekime,
Deli gönül vazgeçmiyor, Rozalin.
Halil Kumcu
Şiirden geriye kalan satırlar:
Hasret dediğin şey, bir ismin kalpte büyümesidir: Rozalin gibi.
Sevmek; gurbeti bile memleket sanacak kadar yanmaktır.
Bazı sevdalar mahkeme görmez; hükmü kalpte verilir.
Bazen bir bakış, bütün hayatı bozar… sonra da hiçbir şey olmamış gibi susar.
Ben seni yazdım, dünya okudu; ama kimse anlamadı… çünkü acı tercüme kabul etmez.
17 Şubat 2026 / Salı / Bartın
5.0
100% (1)