Haksızlık sadece bir tarafta olsa davalar uzun sürmezdi. la rochefoucauld
Erdem Öztürk
Erdem Öztürk

dilsiz bir akşam

Yorum

dilsiz bir akşam

( 2 kişi )

1

Yorum

5

Beğeni

5,0

Puan

103

Okunma

dilsiz bir akşam

dilsiz bir akşam kurabilir miyiz masaya
çatal bıçak değil
iki yorgun fincan koyalım önümüze
içinde içilmemiş bir gün dursun
buharı gözlerimize değsin
konuşmadan da anlaşılır bazı kırıklar

ben susmayı
çekmecede unutulmuş anahtarların pasından öğrendim
her anahtar başka kapıyı özler
hiçbiri kendi kilidine dönemez
ben de öyleyim
sesimi yanlış kapılara sürtüp duruyorum
gıcırdıyor içim

seninle otursak
arada sadece
buzluğun uğultusu
ve perdeden sızan şehir ışığı kalsa
kalan her şey
başka bir odada beklese
adımın üstüne kapanan o ağır kapak
kalksa biraz

biliyor musun
ben bir dil konuşurum
çamaşır suyuna batmış beyazların dili
göğsüne yapışmış etiketlerin dili
yırtık fişlerin
cüzdanda büyüyen yalnızlığın dili
o dille
kimseyi incitmeden anlatabilirim
nasıl eksildiğimi

sen kalbini söylemeden açabilir misin
ben duyarım
tırnaklarıyla koltuğu eşeleyen bir kedi gibi
sabırsız değil
sadece yer arayan bir atım olur içinde
ve ben o atın nefesini
uykuya yakın bir çocuk gibi
sayabilirim

gözlerin
pencereden atılmış bir taş değil de
pencerenin kendisi olsun
ben dışarı bakmayı değil
içeri sızmayı öğreneyim
dudaklarının en ücra köşesinde
kalmış bir kelime varsa
onu alıp bağırmadan sarayım
ince bir sargı bezi gibi

bütün gürültüler
asansör boşluğuna düşsün
reklamlar klaksonlar
acelecilik ve haklılık
orada çınlasın dursun
biz burada
bir iğnenin ipliği araması kadar yavaş
birbirimize yaklaşalım

ben sana
çiçek adı vermeyeceğim
çiçekler bende hep erken solar
ama sana bir eşya seçebilirim
mesela
mutfağın en alt rafındaki kavanoz gibi
içinde saklanan şey
hiç bozulmaz diye inanılan
ama her açılışta
hafifçe acı kokan

sen de bana
kahramanlık verme
ben kahraman olunca
daha çok düşüyorum
bana sadece
oturacak bir kenar göster
sırtımı dayayabileceğim
bir duvar değil
bir insan

sonra
konuşmayız
konuşmak bazen
acıya ekmek banmaktır
biz acıyı aç bırakırız
susarak
suskunluğumuz
iki kişinin ortak battaniyesi olsun
üşüyen yerlerimizi örtsün

ve eğer gece çok uzarsa
benim içimdeki küçük olan
kapının eşiğine gelip durursa
onu da ürkütmeyelim
bırak
ayakkabısının bağı çözük kalsın
bırak
gözleri yere baksın
biz sadece
yan yana duralım
dünya kapıyı çalmasın diye

dilsiz bir akşam kurabilir miyiz masaya
ben söz getirmeyeyim
sen hüküm getirme
ikimiz de
birer fincan gibi duralım
kırığımızdan sızan sıcaklık
bize yeter

Paylaş:
5 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Dilsiz bir akşam Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Dilsiz bir akşam şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
dilsiz bir akşam şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL