2
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
109
Okunma
VURULAN GÖĞÜN NÖBETÇİSİ
Yine o sokağın ucundayım,
Hani o izbe kaldırımların adımlarımızı ezberlediği o yerde...
Avucumda biriktirdiğim bir avuç külle,
dilimde ise henüz tamamlanamamış,
yarım kalmış bir yeminle. Işık sandığım o serap,
şimdi gözlerimde sönmek bilmeyen bir yangın yeri.
Aşk mıydı bu,
yoksa ruhumun en derin uçurumu mu,
hâlâ ayırt edemiyorum.
Sadece şunu biliyorum:
Susamışlığım dindi ama şimdi yalnızlığın buzunda iliklerime kadar üşüyorum.
Hatırlıyor musun o masum sabahı.?
Şöyle yazmıştım:
"Anka kuşunun kanadına asıyorum ne varsa senli..." Oysa kanatları kana bulandı Anka’nın,
yükü çok ağır geldi.
Ne kül olabildi tam,
ne de yeniden doğacak bir boşluk bulabildi.
Şimdi o kanatlarda asılı kalan her hatıra,
gökyüzünün boşluğunda sallanan birer darağacı gibi...!
İçimdeki börtü böcek telaşı çoktan dindi,
yerini sessiz bir enkaza bıraktı.
Sende olmak;
bir yangının tam ortasında, hiçbir yere kaçmadan sağ çıkmayı beklemekmiş meğer.
Solumun kıyısına o unutulmaz dakikaları çentik çentik kazıdım.
Artık her çentik bir bıçak ağzı gibi batıyor.
Ne zamanı bağışladım,
ne de o uçurtmayı vuran eli. Sonsuz bir hınçla sardım bu paslı telleri etrafıma.
Ben o göğe gömüldüm,
o uçurtma öldü öleli...
Şimdi aldığım her nefes,
ciğerime batan bir mermi sızısı.
Duyuyor musun o sağır sessizliği.?
Martılar bile sustu bu enkazın başında.
Sensizlik,
üzerimdeki son örtüyü de çekip aldı çocuk düşlerimden.!
Ölüm;
sadece bir son değilmiş, senin dudaklarındaki o mağrur maviymiş meğer. İçimde can çekişen o son ateş kuşunun nefesiymiş.
Sakın pencereni açma, Dışarısı katran karası, dışarısı ihanet pususu... Görmüyor musun göğü nasıl kana buladılar.?
Seni bekleyen o son umudu, o bembeyaz uçurtmayıda tam gözlerimin önünde vurdular.
Ben hâlâ buradayım.
Hiç bitmeyecek bir mühürle, aynı yerde...
Göğün vurulduğu yerde, ellerim semada,
Küllerimden doğmayı değil, seninle yanmayı bekliyorum.
Bu nöbet bitmez,
bu mühür sökülmez,
Ben bitti demeden bu Anka yere inmez.
Sanma ki tükendim,
sanma ki bittim,
Ben her gece bin kez seninle gittim.
Senin sustuğun o dilsiz boşlukta,
Sessizliğin içine bin yemin ektim.
Ben o gün gömüldüm,
kuşlar küstüğünde,
Uçurtman vurulup yere düştüğünde.
Kıyamet dedikleri kopsun isterse;
Nöbetim sürecek son nefes düğümünde.!
Ne bir adım geri,
ne bir feryat uzağa,
Düştü bu yürek bir kez bu kutlu tuzağa.
Sen unutsan da beni o kör karanlıkta,
Ben beklerim seni,
her şafak bu sokakta.!
Emel Abokan
25/02/2026
00:58
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.