1
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
39
Okunma

SENELERİN HÜZNÜ
Senelerin hüznü sinmiş üzerime…
Sanki her mevsim,
Biraz daha koparıp eksiltmiş beni benden.
Ne çok dert,
ne çok sessizlik biriktirmişim içimde.
Yarım kalmış sevdamızı,
Susarken büyüyen kırgınlıklarımı,
Ve geceleri uykusuz bırakan o derin boşlukları…
Kimse bilmiyor aslında,
Ben var ya ben en büyük,
en kanlı savaşı
Kendi içimde,
kendi gölgemle veriyormuşum.
Bir vakitler içten gülerdim belki,
Şimdilerde kahkahalarım bile ihtiyarladı,
Onlar bile yorgun…
Çünkü hayat dediğim o vefasız döngü,
En çok da sarıldığım,
En çok inandığım yerden kırılıyor hep i
Gece siyah bir hırka gibi çökünce üzerime,
Eski hatıralar dizilip oturuyor başucuma.
Bir sigara dumanında eriyip geçiyor ömrüm,
Biraz küskünüm,
Biraz darmadağınım,
Biraz da herkesten,
her şeyden vazgeçmiş gibiyim…
Ve ben artık acı da olsa öğrendim,
Bazı yolların dönüşünün olmadığını,
Bazı insanların geriye dönmediğini.
Kabuk bağlasa da yaralarım, kimseye göstermiyorum,
Çünkü sızısı hâlâ dinmiyor içimde.
Ve öyle bir özlem var ki,
Bir mezar sessizliğiyle büyüyor soluğumda.
Vesselâm…
Senelerin ağır hüznünü, taşıyorum sol göğsümde.
Aklımda hep o karanlık,
o amansız düşünce
Bırak her şeyi,
çek git artık diyor bu yalan dünyadan.
Sonra ellerim titriyor,
bir uçurum kenarında duruyorum.
İnsan kendi kendinin Azraili nasıl olur.?
Yapamıyorum be sevdiğim, gidemiyorum…
Ne tamamen yok olup gidebiliyorum bu diyardan,
Ne de bir daha yeniden küllerimden doğabiliyorum…!
Emel Abokan
22/05/2026
16:58
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.