0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Veda et…
Uzun cümlelere, yarım kalan açıklamalara gerek yok artık.
Bazı gidişler konuşarak değil, susarak tamamlanır.
Çünkü kelimeler çoğaldıkça yara derinleşir,
anlatmaya çalıştıkça insan kendinden biraz daha vazgeçer.
Veda et yeter…
Kırıldığın yerleri anlatma,
anlaşılmadığın anları savunma.
Gerçekten kalmak isteyen zaten gitmezdi,
gitmeyi seçen de hiçbir sözle tutulmazdı.
Veda et…
Ardına bakmadan değil belki ama
kendini arkada bırakmadan.
Hatıralar kalsın, acı kalsın, iz kalsın…
Ama umut kalmasın artık.
Bazen veda etmek bir kayıp değil,
kendine dönüşün en sessiz halidir.
O yüzden veda et…
Yeter.
Ve bil ki…
Her “yeter” dediğin yerde biraz daha güçlenirsin.
Çünkü insan en çok susarak büyür,
en çok vazgeçerek kendini korur.
Veda et…
Geceye anlatamadığın cümleleri kalbine göm,
gözlerinden taşanları kimseye emanet etme.
Herkes acıyı taşıyamaz,
herkes yüreğe dokunamaz.
Veda et yeter…
Aynı yarayı defalarca sevmek cesaret değil,
aynı yerden kanamaya razı olmak yorgunluktur.
Ve yorgun bir kalbin artık dinlenmeye hakkı vardır.
Bugün veda ediyorsan,
yarın nefes alabilmek içindir.
Bugün bırakıyorsan,
yarın kendine sarılabilmek için.
O yüzden son kez söyle:
Veda et…
Yeter.
Ve şimdi…
Sessizlik kalsın geriye.
Ne sitem, ne hesap, ne de keşke…
Sadece içini acıtmayan bir susuş.
Veda et yeter…
Çünkü kalbin artık savaşmaktan yoruldu,
biraz huzuru hak ediyor.
Her gidiş bir eksilme değil,
bazı vedalar insanı tamamlar.
Kapıyı yavaşça kapat,
ardında kalanlara değil,
önünde açılacak güne bak.
Gözyaşın dinince anlarsın;
en ağır veda bile,
kendine verdiğin bir sözdür aslında.
Ve bu söz burada bitsin:
Veda et…
Yeter.
5.0
100% (1)