1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
111
Okunma

İslam’ın özünü rafa koydular,
Talmud’un emrini hüküm saydılar.
Hakikat sesini böyle boğdular,
Yahudi fıkhıyla yola koydular.
Asur’un yasası, Firavun izi,
Zulümle boyadılar baharı, güzü.
Arap’ın örfüyle örttüler yüzü,
Asıl dinden bizi ayrı koydular.
Kadın okumazsa dünya kör kalır,
İlimsiz bir millet nefessiz kalır.
Yobazın elinde din yara alır,
Cehli başımıza tac-ı zerr koydular.
Recm dediğin o taş, kadim bir kuyu,
Tevrat’tan sızmıştır bu sertin huyu.
Bozdular İslam’da o duru suyu,
Bulandırıp önümüze zorla koydular.
Kur’an "Oku" derken bunlar "Sus" diyor,
Kendi yalanını gerçek pus diyor.
Feryat eden cana "Haydi küs" diyor,
Vicdanı mühürlü kilit koydular.
Biri Firavun’dur, biri de Nemrut,
Kalpleri taşlaşmış, her yanları put.
Umutsuz bıraktılar, nerede umut?
Güneşin önüne duvar koydular.
Arap’ın çölünden gelen o adet,
Zannetme içinde vardır adalet.
İlimsiz yapılan her iş delalet,
Hakk’ın terazisin’ eğri koydular.
Kızların defterin elinden alıp,
Karanlık hücreye, hüzne daldırıp.
Dini bir korkuya, bütçe kıldırıp,
Sevginin yerine korku koydular.
Şeriat dediler, saptı manası,
Ağlıyor mazlumun dertli anası.
Kapanmaz bu devrin derin yarası,
Dostu dosta düşman, ayrı koydular.
Aşık Turhal der ki; uyan ey millet,
Aslından koparsan gelir bu zillet.
Kültürle dini seç, etme hiç minnet,
Sahteyi gerçeğin yerine koydular.
Hüseyin TURHAL
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.