0
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
105
Okunma

Gökyüzü kurşuni bir perdeyi aralıyor,
Toprak, bin yıllık susuzluğunu fısıltıyla bozuyor.
Nisan yağmuru düşüyor şehre;
Öyle gürültülü değil,
Utangaç bir misafir gibi tıklatıyor camları.
Sokak lambalarının altında raks eden damlalar,
Betonun soğukluğunu kırıp,
O kadim, o tanıdık kokuyu salıyor genzimize.
Hani derler ya, toprak uyanıyor diye;
Aslında uyanan, kalbin kuytusunda kalmış bir sızı.
Çünkü bu yağmur, sadece su değil;
İçinde biraz hasret,
Biraz taze başlangıç,
Ve buram buram aşk taşıyor.
Şemsiyesini evde unutmuş bir aşık gibi,
Teslim oluyorsun bu ıslak serinliğe.
Ne rüzgar üşütüyor,
Ne de ıslanmak korkutuyor artık.
Avuçlarını açıyorsun göğe;
Eline düşen her damla,
Yarım kalmış bir cümlenin noktası sanki.
Nisan yağıyor üzerimize,
Ve dünya, yeniden sevebileceğine inanıyor.
Hüseyin TURHAL
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.