0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
9
Okunma
Bu havanın üstüne çöken bu ağırlık ne?
Sanki gökyüzü biriktirdiği tüm sırları
Bir anda dökecek yeryüzünün önüne.
Bir şimşek yırtacak sessizliği,
Gök gürültüsü çarpacak kalplerin en kırılgan yerine.
Masum bir kelime bile
Öfkenin elinde eğrilip bükülecek sanki.
Rüzgâr nasıl savuruyorsa dalları,
Öyle savuruyor düşüncelerimi.
Her adımımda bir fırtına daha
Büyüyor içimde.
Bir yağmurun ilk damlasında bile
Titriyor bütün anılarım.
gök karardıkça
İnsanın içi de kararıyor biraz.
Gözlerini kapatınca bile
Kaçamıyor uğultusundan bu havanın.
Bir cümle ağır geliyor,
Bir nefes yorgun,
Bir sessizlik bile taş gibi.
Yine de biliyorum.
Hiçbir fırtına sonsuza kadar sürmez.
Bulutlar da yorulur,
Yağmur da tükenir,
Gürültü de dağılır bir gün.
Ve geriye sadece
Toprak kokusu kalır,
Sakinliği sevenlerin anladığı o temiz koku.
Belki de bütün bu kasvet,
Büyük bir ferahlığın habercisi.