0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
31
Okunma
Bilemezsin, bir daha bir ölüm anında
rastlaşırız belki.
Ben Azrail’e,
senin o ela gözlerindeki kederden bahsederim.
Her gün Tanrı’dan seni diledim,
olmadı.
Bir söz okumuştum bir yerde,
beni tarif ediyordu sanki;
"Kötüler sevmeyi bilmez." diyordu.
Haklıydı yazar.
Ben seni sevmeyi beceremedim.
Sen gökyüzünün bulutundaki beyaza ilham,
yeryüzünün bütün güzelliklerine tarif idin.
Sen ulaşılamaz değildin,
ben kalbine tutunamadım.
Çünkü onun o büyük anlamını
zamanında keşfedemedim.
Korkma...
Ben seni ne bir elvedaya veririm,
ne ayrılığın acınası yalnızlığına.
Olmasan da,
aklımda ve yüreğimde gezinmen yeter.
Son nefesimde,
mezarımda seni olmaya çalışan çiçekleri açtırmaya yeter.
Aslında yorgunduk da;
ikimiz de.
Yıldızlar göğe serilmişken
altlarında biz bize yaşardık.
Sana kıyamıyorum, bunu bil.
Kendimi defalarca
düşüncelerimde kurşuna dizdim de,
sana gelince hep güller serdim
gelişine,
rüyalarıma.
Canın sağ olsun.
Ölüm benim olsun,
yaşamak senin.
Hayat,
en çok senin gülüşlerinde güzel duruyor.
Gül biraz sevdiceğim;
dünya soğuk kalıyor
sen gülmeyince.
Ben nasılsa alışırım karanlığa,
sen yeter ki ışığını kaybetme.
Bir ömür yanımda olamadın diye değil,
bir kez kalbime dokunduğun için
şükredeceğim sana.
Bir gün vakit tamam olduğunda,
adını son kez kainata haykıracağım
gözlerimi kapatacağım.
Ardımda ne varsa kalsın;
ama sen,
hep en güzel yerinde kal hatıramın.
Gülüşler sevdiceğim...
Sana en çok onlar yakışıyor.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.