2
Yorum
15
Beğeni
0,0
Puan
104
Okunma

Doğruyu çuvala koyup bağlarsın
Lâzım olunca de bozarsın Dayı
Boş vaatlerle yürek dağlarsın
Mazlûmun âhına nazarsın Dayı
Dehrin tapusunda imzân pek kalın
Köyüme gelince yolun şaşar ya
"Hısımız" dersin de, dürtün hep yalın
Dostluk da kapıdan geri kaçar ya
Sözün bal olsa da, yüreğin kumuş
Ciğerinden zehir kusarsın Dayı
Fakir fukarâya gelince yumuş
Zengine varınca susarsın Dayı
Doğru söz kılıçtır, kınında durmaz
Eğip büksen de sen, keser ucu var
Mert âdem aktine trampa vurmaz
Ahdin de er gibi geçer borcu var
Her sofrada varsın, başköşe senin
Açlığı toklara sorarsın Dayı
Sadaka deyince ma’lûm nedenin
Bu hâlle nizâmı yorarsın Dayı
Sanma ki bu düzen sonsuza kadar
Defter dürülürken düşer maskeler
Milim dahi şaşmaz mahşerde radar
Herkes türküsünü kendi besteler
Dehr: Dünyâ. Devir, Zamâne.
Kumuş: Zenk. Yaprakbiti.
Yumuş: Buyruk.
Trampa: Takas.