19
Yorum
34
Beğeni
5,0
Puan
483
Okunma

Gönül Dostlarıma Küçük Bir Not
"Nasıl mıyım?" diye sorduğum o dilsiz boşluğa, her biriniz ayrı bir ses, ayrı bir renk oldunuz.
Kimi Karacaoğlan’ın heybesinden bir selam getirdi, kimi o enkazın altında benimle birlikte nefeslendi. Kimi yaralarımı sarmaya niyetlendi, kimi de zekice hicviyle hüzne bulanan yüzümü biraz olsun gülümsetmeye çalıştı. Şiirin o kocaman göğü altında; ağlayanıyla, güleniyle, "neyse"lerime ortak olanıyla ne kadar büyük bir aile olduğumuzu bir kez daha hissettirdiniz bana.
Eksik kalmış satırlarımı sesinizle, yorumunuzla, yüreğinizle tamamladığınız için her birinize ayrı ayrı minnettarım.
Kalemimin sızısına ortak olan, o "hiçliği" sığdıramadığım kalbime bir nebze olsun ferahlık veren tüm dost gönüllere selam olsun.
İyi ki varsınız, hep şiirle ve sevgiyle kalın. 🤍✍
Cemre Yaman
Sana en derin sustuğum yerden sesleniyorum şimdi.
Hiç duyulmayan, hiç merak edilmeyen bir boşluk bu.
İçimde biriktirdiğim ne varsa, kelimelere küstü;
Dilsiz bir acının gölgesinde, nefessiz bekliyorum.
Nasılım biliyor musun?
Yarım kalmış bir hikâyeyim.
Altı çizili satırları yetim, sayfaları eksik...
Bir kitabın en can alıcı yerinde terk edilmiş,
Anlamını yitirmiş devrik bir cümleyim aslında.
İçimde bir yerlerde cam kırıkları var, hissediyorum.
Her "iyiyim" deyişimde, o keskin uçlar kalbime batıyor.
Kanayan bir yarayı gülüşlerle saklamak neymiş;
Sancılarımı dindire dindire, yaşayarak öğreniyorum.
Gidişinin ardından geçen mevsimleri saymayı bıraktım.
Takvimler zaten senin bıraktığın o ayazda takılı kaldı.
Zaman akmıyor, sadece ben biraz daha eskiyorum;
Geçmişin yükünü, yaralıı omuzlarımda taşıyorum.
Yorgunum...
Ama bu bildiğin uykusuzluktan değil.
Anlaşılmamaktan, hep yarım bırakılmaktan gelen bir bitkinlik.
Herkesin içinde kendime çarpmaktan, kaybolmaktan;
Aynadaki aksimin her gün biraz daha silinmesinden bıktım.
Sahi, nasılım?
Bir enkazın altında kalmış gibiyim.
Hâlâ dışarıya "her şey yolunda" diye işaret veren;
Kendi harabelerinde teselli arayan biriyim işte.
Ayakta kalmaya çalışırken, içten içe devrilen...
Kimsesizliğimin kalabalığında,
hiç bilmediğin bir adresteyim.
Gelmeyeceğini bilsem de kapıyı aralık tutan o saflık...
Bir umudu beslemek değil bu, sadece alışkanlık;
Varlığının hayaliyle, yokluğuna alışmaya çalışmak.
Sesim artık eskisi gibi çıkmıyor, farkındayım.
Kelime hazinemde senin adından başka bir yankı yok.
Sessizliğim, anlatamadığım tüm gerçeklerin kefeni;
Sustum çünkü anlatmak,
Seni benden daha çok eksiltti.
Bir limandım eskiden, gemilerin sığındığı o huzur;
Şimdi fırtınalarda tek başına dövülen bir kayayım.
Ne gelen var ne giden, sadece hırçın dalgalar...
Kendi içimde boğulurken,
Dışarıya liman gibi bakıyorum.
Sitem etmiyorum aslında, sadece halimi arz ediyorum.
Kırgınlık değil bu, kırılacak yerimin kalmaması meselesi.
Her darbede biraz daha taşlaşan bir yürekle;
Yürümeye devam ediyorum, nereye vardığımı bilmeden.
Güneş doğuyor elbet ama benim içim hep gece.
Yıldızları söndürülmüş bir gökyüzü taşıyorum göğsümde.
Işığı ararken karanlığa alışan o garip yolcu gibi;
Kendi karanlığımda kendimi bulmaya gayretliyim.
Beni merak etme; ben artık bende bile değilim.
Varlığınla kirlenmektense, yokluğunla temizlenen biriyim.
Senin bıraktığın o boşluğa koca bir hayatı sığdırdım da,
Bir tek senin "hiçliğini" bu kalbe sığdıramadım.
Değdimi diye sorasan ...... neyse.... o da bende kalsın...
Cemre Yaman
5.0
100% (24)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.