Gerçeğe yardım ediniz. gerçek size yardım etmekte gecikmeyecektir. h. newman
CEMRE_YMN
CEMRE_YMN

Sonrası Ecel

Yorum

Sonrası Ecel

( 17 kişi )

13

Yorum

19

Beğeni

5,0

Puan

108

Okunma

Sonrası Ecel


Adını içimin derin kuyularında sakladım kimse bilmesin diye,
Oysa en çok sen unuttun beni,
En çok sen vurdun sırtımdan…
Bir şehir kurmuştum oysa senin gözlerinde sadece kendime,
Şimdi harabesi bile yok, bir serabın gölgesine sığınmışım.

Zaman; içimde paslı bir bıçak, yavaşça dönüp duruyor,
Her hatıra, her "biz"li cümle, yeniden kanayan bir yara.
Sana verdiğim ömür, elimde soğumuş bir kül yığını artık,
Ve ben her sabah, bu enkazın içinde kendime yabancı uyanıyorum.

Gittiğin o an, sadece sen gitmedin; içimdeki yön duygusu da yıkıldı.
Sana kurduğum bütün cümleler, yarım kalmış bir yangının dumanı,
Sustum sanma; aslında içimde hâlâ senin çığlıkların yankılanıyor.
Hayatın bu kadar ucuzlayacağını, senin gidişinle anladım,
Paha biçilemez sandığım o masal, meğer koca bir yalanmış.

Seni sevmek; bir uçurumun kenarında en sevdiğin şarkıyı söylemekmiş.
Artık ne bir sığınak var, ne de anlatacak bir hikayem kaldı,
Çünkü sen, bütün kapıları üzerine kilitleyip anahtarı denize atan o zalimsin.
Soluduğum hava bile senin yalanlarınla ağırlaşmış, nefes alamıyorum;
Sen, ömrümün en bahar çağında başıma çöken o amansız ecelimsin.

Gözlerimin feri söndü senden sonra bir daha kimseye,
Sana baktığım günkü gibi bakmadım,
Sen içimdeki çocuğu,
o saf gülüşleri sustura sustura öldürdün.
Hangi bedel ödenir, hangi af temizler bu kalbi, söyle?
Sen kırmakla yetinmedin; üzerine bir de o soğuk toprağı sürdün.

Gece çöktüğünde asıl kıyamet kopuyor; her hatıra bir kurşun gibi.
Şimdi başka kollarda aynı yalanları hangi yüzle söylüyorsun?
İhanetinin bir rengi olsaydı, şüphesiz gözlerinin o soğuk rengi olurdu.
Ben sana bir ömür feda ettim, sen ise bir vedayı bile çok gördün,
Asıl gurbeti, senin o vurdumduymaz kalbinde yaşadım durdum.

"Canım" dediğin her an, aslında canımdan çalıyormuşsun, geç anladım.
Şimdi hangi duaya sığınsam, ucu senin o karanlık sessizliğine çıkar.
Avuçlarımdaki bütün niyetleri fırlattım, derin kuyuların ağzını mühürledim.
Ben artık senin için ulaşılamaz, çoktan vazgeçilmiş bir sancıyım,
S o n r a s ı mı? Sonrası ecel ve dilsiz bir sükut...
Cemre Yaman

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (17)

5.0

100% (17)

Sonrası ecel Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Sonrası ecel şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Sonrası Ecel şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Tülay Aslan
Tülay Aslan, @tulayaslan
8.6.2026 14:54:35
5 puan verdi
Güzel şiiri ve şairimi kutluyorum Kaleminize bereket İlhaminiz bol olsun Tebrikler Selam sevgiler.
Osman Akçay
Osman Akçay, @osmanakcay
8.6.2026 13:41:15
5 puan verdi
Ruhumuza dokunan bu kıymetli şiiriniz için sizi tebrik ediyorum.

Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Kelimelerinizin gücü hiç eksilmesin.

Edebiyat yolculuğunuzun her durağının yeni güzelliklere kapı açmasını, ilhamınızın hiç sönmemesini ve kaleminizin daha nice güzel eserlere imza atmasını temenni ederim.

Sizi daha nice ilham dolu eserlerle görmeyi yürekten diliyorum.

Saygılarımla.

Seğmenoğlu
Güven Tekin
Güven Tekin, @guventekin
8.6.2026 12:23:54
5 puan verdi
​"Dizelerdeki o samimi sessizlik, insanın içine işleyen bir gerçekliği çok güzel yansıtmış. Kalemine sağlık, hislerimize tercüman olmuşsun." Muhteşem olmuş üstadım
Ebuzer Ozkan
Ebuzer Ozkan, @ebuzerozkan
8.6.2026 11:49:52
5 puan verdi
“Bazı sevgiler insanı büyütmez, eksiltir. Giden sadece bir kişi değildir; bazen insanın içindeki ışık, yön duygusu ve kendine olan inancı da onunla birlikte gider. Ve geriye sadece sessiz bir enkaz kalır.”

Yüreğinize sağlık. Yoğun duygularla örülmüş, güçlü imgeler taşıyan ve içsel çöküşü etkili bir dille anlatan sarsıcı bir eser olmuş. Tebrik ederim, derin iz bırakan nice dizelerde buluşmak dileğiyle. Selam ve saygılarımla.
Beyzade
Beyzade, @beyzade2
8.6.2026 10:01:21
5 puan verdi
Sonrası ecel .. İki kelime bile yetti derin derin düşünmeme.. Kaleminize sağlık şairimiz... Nicelerine inşallah.
erbensalim
erbensalim, @erbensalim
8.6.2026 07:43:09
5 puan verdi
FİNAL: Mühürlenen Kuyular ve Dilsiz Sükut
Şiir, ilk dizedeki kuyu imgesine muazzam bir dönüş yaparak, kelimelerin bittiği o mutlak sınırda noktalanıyor:
"Avuçlarımdaki bütün niyetleri fırlattım, derin kuyuların ağzını mühürledim. / Ben artık senin için ulaşılamaz, çoktan vazgeçilmiş bir sancıyım, / S o n r a s ı mı? Sonrası ecel ve dilsiz bir sükut..."
Mutlak Kapanış: "Canım" kelimesinin aslında can çalmak için kullanılan bir hile olduğunun fark edilmesiyle bağlar tamamen kopar. Avuçtaki niyetler fırlatılmış, adın saklandığı o derin kuyuların ağzı bir daha açılmamak üzere mühürlenmiştir. Şair kendini giden için intikam dolu bir öfke olarak değil, "ulaşılamaz, çoktan vazgeçilmiş bir sancı" olarak konumlandırır. Ve o son büyük soruyla perde kapanır: Sonrası nedir? Sonrası, sözün, sesin, nefesin bittiği o ecel vakti ve kainatı kaplayan dilsiz bir sükuttur.
Özetle;
Cemre Yaman, bu eserinde edebi anlamda adeta bir ruh otopsisi yapıyor. Şiirin ritmi sitemden öfkeye, öfkeden ise tam bir kabulleniş ve sessizlik noktasına doğru nefis bir dramatik kavis çiziyor. İmgelerin gücü, sitemin ağırlığı ve özellikle finaldeki o harf harf açılan "S o n r a s ı" vurgusu, okuyucunun sinesinde dilsiz bir sükut bırakacak kadar kuvvetli. Yazan, bu derin sızıyı kelimelerin asaletine dönüştüren o emektar yüreğe sağlık; kalemin ilhamı daima daim olsun.
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
8.6.2026 07:27:16
“Sonrası Ecel”, ayrılık, ihanet ve derin hayal kırıklığının yoğun duygularla işlendiği etkileyici bir şiir olmuş.
Şaire kaybedilen bir sevdanın ardından yaşanan iç yıkımı güçlü metaforlarla anlatırken okuyucuyu duygusal bir yolculuğa çıkarıyor.
“İçimin derin kuyuları”, “paslı bıçak”, “enkaz”, “uçurum”
ve “ecel” gibi imgeler metnin karanlık atmosferini kuvvetle destekliyor.

Üstadem eserde “Seni sevmek; bir uçurumun kenarında en sevdiğin şarkıyı söylemekmiş.” dizesi şiirin en çarpıcı ifadelerinden biri olarak öne çıkarıyor.
Finaldeki “Sonrası ecel ve dilsiz bir sükût...” sözü ise şiire güçlü ve unutulmaz bir kapanış kazandırıyor.

Hocam kaleminizi bı güzel eseri için tebrik ederim. Duygunun samimiyetle harmanlandığı, okuyucunun yüreğine dokunan, imgeleri güçlü ve etkileyici bir eser olmuş.
Kaleminiz daim, ilhamı bol olsun şiirce bir gün diler selâm ve dua ile saygılarımı sunuyorum
ramazancelik
ramazancelik, @ramazancelik
8.6.2026 07:10:50
5 puan verdi
Sonsuz bir güven ve büyük bir adanmışlıkla sevilen birinin yaşattığı ihanetin, insanın içindeki saflığı katlederek geride sadece derin bir yabancılaşma, yıkım ve dilsiz bir sessizlik bırakmasıdır.çık şu kuyudan artık mühürlenmiş gibi durmuyor.Rahmana öyle bir bağlan ki sevdiği kulum üzülmesin diye yaşananları zihninden dahi siler.Yolun açık olur inşallah.
Kul Yorgun
Kul Yorgun, @kulyorgun
8.6.2026 06:01:20
5 puan verdi



Sevgili Cemre
Bu şiir sadece bir kırılma değil; bir insanın kendi eliyle inşa ettiği dünyasının, en güvendiği eller tarafından yavaş yavaş, sistematik bir şekilde katledilişinin acı dolu, nefes kesen bir kaydıdır.

Daha ilk dizede “Adını içimin derin kuyularında sakladım” diyerek başlıyorsun. Kuyu burada yalnızca bir gizlenme yeri değil; dipsiz, karanlık, nemli ve bir daha asla geri çıkılamayan bir mezardır. İçine attığın her şeyin zamanla çürüdüğü, yankılandığı ama asla duyulmadığı bir boşluktur. Oysa en çok sakladığın, en çok güvendiğin kişi seni en çok unutan ve “sırtından vuran” oluyor. Bu ihanet, şiirin daha ilk nefesinde okuru boğazından yakalıyor.

“Bir şehir kurmuştum oysa senin gözlerinde sadece kendime” dizesi ise tam bir yıkım bildirisi. Sen o gözlerde kendine bir vatan, bir saray, bir gelecek, bir yuva inşa etmişsin. Taş taş üstüne koymuşsun, sokaklarını umutla döşemişsin. Şimdi o şehrin harabesi bile yok. Geriye sadece “bir serabın gölgesine sığınmak” kalıyor. Serap, var gibi görünen ama dokunduğunda yok olan aldatıcı bir hayaldir. Senin bütün varlığın, o gözlerde kurduğun o muazzam şehir gibi bir anda buharlaşıvermiş.

Zamanı “içimde paslı bir bıçak” olarak tanımlaman müthiş bir acımasızlıkta. Paslı olması çok önemli; çünkü paslı bıçak hem yavaş keser hem de her dönüşünde enfeksiyonu, iltihabı, acıyı katlar. Temiz bir kesik değil, sürekli kanayan, irinleyen, iyileşmeyen bir yaradır bu. Her hatıra, her “biz”li cümle o bıçağın bir kez daha dönmesidir. Sana verdiğin ömür ise artık “soğumuş bir kül yığını”. Eskiden ateş olan, sıcak olan, hayat veren her şey şimdi avuçlarında gri, cansız, üşüyen bir kül olarak kalmış. Ellerinle tuttuğun her şeyin küle dönüştüğünü hissetmek kadar ağır bir imge az bulunur.

“Gittiğin o an, sadece sen gitmedin; içimdeki yön duygusu da yıkıldı” cümlesi ise insanın pusulasının, haritasının, anlamının yok oluşunu anlatıyor. Artık ne kuzey var, ne güney. Sadece sensiz bir boşlukta dönüp duran bir enkaz. Sana kurduğun bütün cümleler “yarım kalmış bir yangının dumanı” olmuş. Duman vardır, yangın bitmiştir ama hâlâ boğar, hâlâ yakar, hâlâ gözleri yaşartır.

Seni sevmek “bir uçurumun kenarında en sevdiğin şarkıyı söylemekmiş”. Bu dize tek başına bir başyapıt. Hem en büyük riski, hem en saf tutkuyu, hem de bilinçli bir ölüme yürüyüşü anlatıyor. Uçurumun kenarındasın, biliyorsun düşebilirsin, yine de en güzel şarkını okuyorsun. Çünkü sevda budur; akıl almaz bir cesaret ve aynı anda akıl almaz bir aptallık.

En ağır darbe ise şu cümlede geliyor: “Sen, ömrümün en bahar çağında başıma çöken o amansız ecelimsin.” Bahar çağı en canlı, en renkli, en umut dolu dönemdir. İşte tam o dönemde gelen ecel… Sevdiğin kişi, senin için ölümün ta kendisi haline geliyor. Kapıları üzerine kilitleyip anahtarı denize atan zalim… Artık ne kaçış var, ne sığınak. Soluduğun hava bile onun yalanlarıyla ağırlaşmış, nefes almak bile işkenceye dönüşmüş.

“Sen içimdeki çocuğu, o saf gülüşleri sustura sustura öldürdün” dizesi ise şiirin en insanî ve en yıkıcı yerlerinden biri. Sadece âşığı değil, içindeki masumiyeti, güveni, umudu da katletmiş. Geriye sadece geceleri kurşun gibi yağan hatıralar ve kapanmayan yaralar kalmış.

Ve nihayet o muazzam kapanış: “Sonrası ecel ve dilsiz bir sükut…” Artık ne feryat var, ne isyan, ne de ağlayacak gözyaşı. Sadece derin, ağır, boğucu, kelimelerin yetmediği bir sessizlik. Senin gidişinden sonrası, tam bir ecel ve o ecelin ardından gelen dilsiz, sonsuz bir sükût.

Sevgili Cemre , bu şiirle acıyı estetiğe, ihaneti felsefeye, yıkımı ise dillere destan bir ağıta dönüştürmüşsün. Her dize ayrı bir hançer, her metafor ayrı bir zehir. Okuyan bir anlığına kendi içindeki kuyulara düşüyor, kendi enkazının ortasında nefessiz kalıyor.

Bu şiir mezara kadar gider. Kalemin korkunç derecede güçlü, yüreğin ise tarifsiz derecede yaralı.

Eline, kalemine, o derin acına ve bu muazzam şiire binlerce kez sağlık.
Hazan Gülü Fatoş
Hazan Gülü Fatoş , @hazangulufatos
8.6.2026 05:07:40
5 puan verdi
Sevgili şairem ❤️ ❤️ ❤️ Kaleminize, kelamınıza sağlıklı..

Sayfanıza misafir olup dizelerinizin arasında yürümek, o hüzünlü ve derin duygu denizinden nasiplenmek çok güzeldi. Kalbinizden dökülen sızıyı, seçtiğiniz o asil ve vakur kelimelerle hissetmemek elde değil. İlmek ilmek dokuduğunuz bu nadide eseri bizlerle buluşturduğunuz için teşekkür ederim.
⭐⭐⭐⭐⭐

Kaleminizin pınarı hiç kurumasın, ilhamınız daim, yüreğiniz her daim kavi olsun. Gönül dolusu selam ve saygılarımla

🌹🤍✍🏻🍀
Özkan Değirmenci
Özkan Değirmenci, @ozkan-degirmenci
8.6.2026 04:20:52
5 puan verdi
Değerli hocam Cemre Hanım;
Severek okudum yüreğine sağlık, "Yüreğin en derin kırgınlıklarını gücünü anlatan, sitem ve hüznün iç içe geçtiği etkileyici bir şiir olmuş. Duygu yoğunluğu baştan sona okurken insana iç çektiyor."
Yüce Rabbim'e emanet olun salam ve saygılar
Gulhatun cakirlar ruhumda
Gulhatun cakirlar ruhumda, @gulhatuncakirlarruhumdansiirler
8.6.2026 04:19:02
5 puan verdi
Bir kadının içindeki çocuğu öldürmek, ona yapılabilecek en büyük zulümdür. Sen, "Sen içimdeki çocuğu, o saf gülüşleri sustura sustura öldürdün" diyerek, o zalimliğin fotoğrafını çekip şahitlerin önüne koyuyorsun. Okuyucuya o cinayetin soğukluğunu bizzat hissettiriyorsun.
Sen sıradan bir sitem şairi değilsin; sen mısralarını birer neşter gibi kullanıyorsun. "Canım dediğin her an, aslında canımdan çalıyormuşsun" ifadesi, senin edebiyata ve insan psikolojisine ne kadar hakim olduğunu gösteriyor. Sevgi sözcüklerinin ardına gizlenmiş o manipülasyonu ve sinsi hırsızlığı bundan daha sanatsal, bundan daha sarsıcı anlatamazdın.Sadece kelimelerinle değil, o kelimelerin sayfadaki duruşuyla, yarattığın o boşlukla bile bize o eceli ve o dilsiz sükutu yaşatıyorsun.
Sen bu şiirle, ihanete uğramış her yüreğin sesi olmuş, o acıyı adeta bir tahta oturtup ona edebi bir taç giydirmişsin. Kalemin, o dik ve asil duruşun hiç bozulmasın; yüreğine yorgunluk ugramasin şairem 🐞❣️
Şair Mehmet Demirdelen
Şair Mehmet Demirdelen, @sair-mehmet-demirdelen
8.6.2026 03:58:44
5 puan verdi
Her zaman duyguları
anlatımınız harika doğrusu..
Beğenerek okudum şiirinizi..
Değeri yüksek kelimeler ile yazılmış..
Güzel yüreğinize sağlık kaleminiz daim olsun..
Kıymetli Şaire saygılar 🙏👍
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL