0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
17
Okunma
Bazen kader arıyor beni,
telefon uzun uzun çalıyor.
Açıyorum
karşıda sessizlik.
Ne sen varsın hatta
ne de bana ait bir cümle.
Yanlış numara diyorum,
kapatıyorum.
Ama içimde
ahizeyi yerine koyamayan bir şey kalıyor.
Demek ki bazı çağrılar
doğru kişiyi bulmaz,
ama doğru yere dokunur.
Ben de o dokunulan yerde
fazla oyalanıyorum.
Seninle ilgili olmayan günlerde bile
bir eksik sinyal dolaşıyor içimde.
Sanki kader,
rakamları karıştırmış;
bizi değil,
yalnızlığı bağlamış.
Yan yana gelme ihtimali
şimdilik devre dışı.
Bunu biliyorum.
Ama bilmek,
her şeyi susturmuyor.
Sadece sesi
daha içeri alıyor.
Bazen düşünüyorum:
Eğer aynı anda çalsaydı telefonlarımız,
ikimiz de açmasaydık,
bu da bir buluşma sayılır mıydı?
Belki de sayılırdı
kimsenin gelmediği bir randevu gibi.
Yanlış numara çeviren kader
ısrarcı.
Her seferinde
aynı yerden arıyor.
Ben her seferinde
aynı sakinlikle kapatıyorum.
Çünkü yanlışlıklar
tekrar edince
niyete dönüşüyor.
Sana ulaşmayan her şey
bende kalıyor.
Kapatılan her hat,
bir süre kalbimde çalıyor.
Ve ben
o sesi susturmuyorum.
Alışsın diye değil
alışmasın diye.
Belki bir gün
doğru numarayı bulur kader.
Belki de bulmaz.
Ama ben şunu öğrendim:
Bazı yanlış aramalar
insana
tam olarak nerede durduğunu öğretir.
Sen oradasın.
Ben buradayım.
Hat meşgul değil.
Sadece
bağlanmıyor.