0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
150
Okunma
Düşer iç dünyama senden kalan tortu,
Gecemde tüter hâlâ o eski koku.
Ne mevsim yıpranmış ne de hisler uyku,
İçimde yangını sen taşıyorsun.
İzlerin örüyor suskun dakikayı,
Bir titreyiş çözer içimdeki ayı.
Bakışlarında saklı o derin payı,
Varoluş aynama sen yansıyorsun.
Sessizliğin bile anlam yüklenir,
Adınla irkilir karanlık sinir.
Bir soluk değince içimde belirir,
Uzaklığın ateşiyle sen yakıyorsun.
Ne direnç kalmıştı içimde bir parça,
Ne de yarına dair beklenti onca.
Bir an yetti her şey yeniden başlanca,
Sönmüş olan düşü sen süslüyorsun.
Saatlerin elinden sıyrılır anlar,
İsminle yumuşar en katı yanlar.
İçimde filizlenen eski zamanlar,
Hep sana dair şeyler yansıtıyorsun.
Bir ayrılık öğretti içe çekilmeyi,
Geceler tanıttı ağır beklemeyi.
Yokluğun bile bildi yas eylemeyi,
Bu uzun yazgıyı sen yazıyorsun.
Payıma düşmüşse dünyevi mülküm,
Hayatımın en derin yerinde hüküm.
Bir niyaz gibi dolarsın nefesim aklım,
İçimdeki yazgıyı sen bağlıyorsun.
Geceme doğan sessiz bir ışık,
İçimde çözülür bin düğüm bir anda.
Adınla diner o derin sıkışıklık,
Varoluşuma sükûnu sen salıyorsun.
Yollar uzar bazen gölgeler büyür,
Bekleyiş sarar beni, içim üşür.
Ne kadar sürerse sürsün bu mühür,
Hayatın adını sen koyuyorsun.
Ne ben kalırım geriye ne işaret,
Vardığım her yön sensin, döndüğüm istikamet.
Yaşam dediğin bir tek cümle nihayet,
İçimdeki hükmü sen veriyorsun.
Kadir TURGUT
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.