0
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
25
Okunma
1
(çay buharı)
Çayı koydum,
buharı senden önce çıktı ortaya.
Bir şey söyleyecek sandım,
sustu.
Bardağın üstünde
yüzün yoktu
ama yokluğun
ısınmıştı.
Aşk bazen
içilmeden soğuyan şeydir.
Ben üflemedim.
Geçer sandım.
2
(asılı gömlek)
Gömleğin askıda duruyor,
kimse giymiyor.
Omuzları hâlâ
birine ait.
Kolunu düzeltmedim,
kırışığı kalsın istedim.
Bazı yokluklar
ütülenince
daha çok belli oluyor.
Sevmenin en sessiz hâli bu:
Bir şeyin
sana benzemesine izin vermek.
3
(gece lambası)
Gece lambasını yaktım,
karanlık azaldı
ama sen gelmedin.
Işık
odanın ortasında duruyor,
ne bana ait
ne sana.
Aşk dediğin
bazen yalnızca
uyumaya engel olan
bir aydınlık.
Gözlerimi kapattım,
ışık içeride kaldı.
4
(boş sandalye)
Sandalye çekili.
Oturacak kimse yok.
Yine de
yer açtım.
Bu kadar bekleyince
insan şunu anlıyor:
Aşk,
gelmeyeni suçlamak değil,
gelirse
oturacağı yeri unutmamak.
Sandalye boş.
Ben doluyum.
İşte tam burada
özlüyorum.
5.0
100% (3)