1
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
48
Okunma
Ben o gün,
rüzgârın yönünü değiştiren
bir fısıltı duydum da
kimse işitmedi,
çünkü bazı sesler
yalnızca içe söylenir.
Bir mendil aradım,
ne gözyaşım için
ne de sitemime yâr olsun diye.
Sadece ellerimi saklayacak
bir sükût aradım
çünkü bazı susmalar
günah gibi ağır gelir dile.
Yollar çok yürüdü üzerimden
ama ben bir adım bile kımıldamadım.
Sadece taşındım;
taş gibi,
toprak gibi,
sessizce bir yerden bir başka sabra.
Kıbleyi unuttum bazen,
ama secdeyi değil.
Çünkü bir insan
nereye eğildiğini unutabilir,
ama neden eğildiğini asla.
Gecenin en ince yerinden
bir dua sarktı içime
ismim yoktu duada,
ama anlamı bendim.
Bunu yalnızca
kalbi eskiyenler anlar.
Kimseye seslenmedim
ama biri geldi,
gölgesi duvarıma değdi.
Ben dönüp bakmadım,
çünkü bilirim:
gölgesiyle konuşan
ışığa ihtiyaç duymaz.
Adını bilmediğim bir sabırla
her sabah yeniden dizdim eşyalarımı.
Hiç misafir gelmedi
ama ben her şeyi tertemiz tuttum
çünkü bazen temizlik,
birini değil,
kendini karşılamak içindir.
Ve işte,
ne bir aşkın içindeyim
ne de bir vedanın ucunda.
Sadece bekliyorum
bir kapı açılacaksa,
anahtarı kalbim olmayan
bir kapı açılsın diye.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.