6
Yorum
16
Beğeni
0,0
Puan
145
Okunma

Sabah aynaya baktım, dedim “Kral gibiyim”
Markete varır varmaz reyonlar güldü bana
Cüzdanımı açınca ben kimim, ne haldeyim
Kasiyer göz kırparak: “Geç âbi” dedi “yana”
Kuru ekmek sofrası sabrıma yaslanıyor
Tencere boş olunca umut da saklanıyor
“Bakmak serbest” dediler, dokunmaksa “yasak”mış
Etiketler okkayla tokat gibi çarpıyor
Doktor gelip dese ki: “Yürü biraz zayıfla”
Enflasyon sağ olsun, rejimdeyim hayıfla
Heybem hafif olunca omzum da rahatladı
Sabır bizde bol zâten, yamru yumru yayıkla
Keder kaynar bağrımda, hâfızam taş gibidir
Züğürt umût ederken, hayâli yaş gibidir
Şükür paket yapılmış, masal tutmaz bu sefer
Dirlikten dem vuranlar topyekün haş gibidir
Tok olanlar anlatır açlığın sancısını
Kanal kanal çalarlar kezzabın şarkısını
“Her şey yolunda” derken, cümleler vitrin şeker
Umarım mezbelede bulurlar yankısını
Bir vakit pazardaydım, filem taşkın şen şakrak
Şimdilerde süs diye omzumda ince yaprak
Ürkerek geçiyorum, kasaba selâm çakıp
Tek gözle olsa bile, kıymaya nazar matrak
Meccânen hayâl kurdum, vergi yok henüz güzün
Latent bakıp iç çeker gariban gönlüm hüzün
Rüyâmda kıvrım kıvrım rakamlar nutuk çeker
Tezgahta el sallıyor, alamadım bir üzüm
Kaşar “yaklaşma” derken, hıyar girdi araya
Muzla göz göze geldik, tuz basarken yaraya
Sucuk bana bakıyor, ben sucuğa bakıyom
Kös kös bezdim canımdan, haber salın saraya!..
Okkalı/Okkayla: Çok, fazla. Ağır.
Matrak: Gülünç.
Yamru yumru: Eğri büğrü, çarpık, engebeli.
Yayık: Yayılmış, yayvan.
Eni boyundan ve derinliğinden çok olan, basık ve geniş.
Haş: Süprüntü, kırıntı, döküntü.
Kezzâb: Yalancı. Çok yalan söyleyen.
Meccânen: Ücretsiz, parasız olarak, bedâva.
Latent: Gizli seyreden, klinik olarak belirti vermeyen.
Kös kös: Başı önde, sağa sola bakmadan yorgun,
üzgün, düşünceli bir durumda.