0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
184
Okunma
HESAP GÜNÜ
Fevc fevc mahlukat, toplanacak mahşere
Bekleyecek bütün halk, defterini görmeye
Öyle Bir bekleyiş ,öyle bir bekleyiş ki bu !
Kimini topuklamış , kimini boylamış su
Mahcuplaşmış yüzler, çaresizlik içinde
Feryadı figan ile ,herkes çığlık içinde
Yalvarıyor bütün nâs, rabbul Alemine
Hesabımızı çabuk gör ,cehenneme atsan bile
Güneş inmiş aşağı tepelere vuruyor
Beyinler kaynıyor hem, ter bedeni yutuyor
Halk paniğe kapılmış, , gergindir bütün yüzler
Korkuyla bakar etrafa, fakat bir şey görmezler
Ne kaçacak bir mekan ,ne bir sığınak var
Ter denizi içinde , sağa sola bocalar
Gizlenir Ana baba ,evlat ile torundan
Kafa beyin dönüyor, hesap verme zorundan
Böyle nazik ortamda ,mevlâ hükmünü bildirir
Kâfirler ağlaşırken ,mü’minleri güldürür
Cennetle cehenneme ,insanları doldurur
Defterler açılıp hesap ,son bulduğu zaman
Sırat köprüsünden geçilir dostlar
Mu’min münafıktan seçilir dostlar
Cennet müminlere açılır dostlar
Defterler açılıp hesap , son bulduğu zaman .
Bu günü hatırlada gel kendine
Tevbe et Allah’tan affını dile
Tüm dünya varlığı senin olsa da
Keffâret olarak versen kurtarmaz yine.
Kur’an, o günün kaçınılmazlığını ve hassasiyetini sarsıcı bir dille anlatır:
Zerre Kadar İyilik ve Kötülük: "Kim zerre miktarı hayır işlemişse onun karşılığını görür. Kim de zerre miktarı şer işlemişse onun karşılığını görür." (Zilzal Suresi, 7-8)
Kayıtların Şaşmazlığı: "Kitap (amel defteri) ortaya konmuştur. Suçluların, onda yazılı olanlardan korkuya kapıldıklarını görürsün. ’Eyvah bize! Bu nasıl bir kitapmış ki küçük büyük hiçbir şeyi bırakmaksızın hepsini sayıp dökmüş!’ derler." (Kehf Suresi, 49)
Hassas Terazi: "Kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Hiç kimseye en küçük bir haksızlık edilmez. Yapılan iş bir hardal tanesi kadar dahi olsa onu getirir (teraziye koyarız)." (Enbiya Suresi, 47)
2. Hadis-i Şeriflerde Hesap Anı
Peygamber Efendimiz (s.a.v), o günün dehşetini ve insanların halini şu örneklerle tasvir etmiştir:
Müflis (İflas Eden) Kimse: Bir hadiste Efendimiz; "Müflis kimdir bilir misiniz?" diye sorar. Sahabe, parası olmayan der. Efendimiz ise asıl müflisi şöyle tarif eder: “Ümmetimden müflis o kimsedir ki, kıyamet günü namaz, oruç ve zekâtla gelir. Ancak şuna sövmüş, buna iftira atmış, şunun malını yemiş, bunun kanını dökmüş ve şunu dövmüştür. Sonra sevapları bunlara paylaştırılır. Eğer sevapları bitirse, onların günahları alınır ve bunun üzerine yüklenir; sonra da cehenneme atılır.” (Müslim, Birr, 59)
Arşın Gölgesindekiler: Hesabın çok zorlu geçeceği o günde; adil yöneticiler, kalbi mescitlere bağlı gençler ve gizlice sadaka verenler gibi bazı zümrelerin Allah’ın özel himayesinde (Arş’ın gölgesinde) olacağı müjdelenmiştir.
3. Kul Hakkı: En Çetin Hesap
Mahkeme-i Kübra’da en çok üzerinde durulan konu "Kul Hakkı"dır. İslam hukukuna göre günahlar ikiye ayrılır:
Allah’a Karşı İşlenenler: (Namaz, oruç vb. eksiklikler) Allah dilerse rahmetiyle bunları affedebilir.
Kullara Karşı İşlenenler: Allah bu hesaba karışmayacağını, hakkı yenen kişi hakkını helal etmedikçe davanın kapanmayacağını bildirmiştir.
Kul Hakkı Neleri Kapsar?
Maddi Haklar: Hırsızlık, gasp, borcunu ödememek, mirasta haksızlık.
Manevi Haklar: Gıybet (arkadan konuşma), iftira, alay etme, birinin kalbini kırma, kulak misafiri olma.
Kamu Hakkı: Devlet malına zarar verme, rüşvet, işe alımlarda liyakatsizlik (bu, milyonlarca kişinin hakkına girmek demektir).
4. O Gün Kimse Kimsenin Yükünü Taşımaz
Kur’an’ın ifadesiyle, o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından ve eşinden kaçar (Abese Suresi, 34-36). Çünkü herkes kendi derdine düşmüştür ve elindeki "sevap sermayesini" kimseye kaptırmak istemez.
Kısacası: Mahkeme-i Kübra, dünyada "güçlü olanın haklı olduğu" sistemin aksine, "haklı olanın güçlü olduğu" ve mutlak adaletin yerini bulduğu son duraktır.allah sonumuzu hayırlı etsin
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.