1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
231
Okunma
Hicap perdesini atma kenara,
İffetin en güzel süsündür bacım.
Vaktini harcayıp girme zarara,
Zaman, en büyük hazinen bacım.
Güzellik dediğin fani bir boya,
Ruhunu süslemek yakışır sana.
Çağdaşlık denilen sahte furyaya,
Kapılıp da özünü kaybetme bacım.
Beden emanettir, hor bakma ona,
Örtün mahremini, girme günaha.
Çağdaşlığı başka yerde arama,
Medeniyet senin özünde bacım.
Batı’nın hâline hayranlık duyma,
Edepten, hayâdan mahrum da kalma.
Aslını unutup taklide dalma,
Sonunda pişmanlık duyarsın bacım.
Özenme onlara; canidir, zani,
Medeniyet buysa insanlık hani?
Çağdaşlık nerede? Hepsi yabani;
İffetsiz hâllerini görsene bacım
Sözlerimi yanlış anlama sakın,
İçim kan ağlıyor, derinde acım.
Şeytani ordular ediyor hücum,
Uyaralım birbirimizi, birlik olalım,
Bu hayâsız akıma karşı koyalım.
Yoksa bu gidişin sonu kötü olacak,
Neslimiz yok olur, söner çok ocak.
Bizi birbirimize düşman ederek,
Kendilerine kul köle yapacak.
Verelim el ele, birlik olalım,
Zulmetin önünde dimdik duralım.
Özümüzü koruyup sahip çıkarak,
Huzurla yaşanan bir dünya kuralım.
"Neden Yazdım?" (Açıklama)
Dostlarım, kardeşlerim
Benim derdim, sokaktaki insanla değil; bizi bizden koparan, bizi özümüze yabancılaştıran o sinsi akımladır. Bakıyorum da, bin yıllık çınarımızın dalları bir bir budanıyor. Bizim edebimiz, bizim hayâmız, bizim o vakur duruşumuz yerini derme çatma bir taklitçiliğe bırakıyor. "Avrupalı olalım" derken, el kapılarında ruhumuzu mu bıraktık?
İçim kan ağlıyor! Çünkü ben sadece boyalı kaşları, ojeli tırnakları görmüyorum. Ben o boyaların altında kaybolan bir nesli, o süslü kıyafetlerin ardında üşüyen bir medeniyeti görüyorum. Bir hanımefendi sokağa çıktığında, arkasında sadece parfümlerin kokusunu değil, atalarımızın vakur duruşunu da taşımalıydı. Şimdi ise görüyorum ki; rüzgâr nereden eserse, biz o yana savruluyoruz.
Sormak isterim: Biz ne zaman "öteki" olmayı "kendimiz olmaya" tercih ettik? Bizi biz yapan o kutsal bağlar, o "ocak" sıcaklığı ne zaman soğudu? Eğer bugün susarsak, yarın kapımızı çalacak bir "biz" bulamayacağız. Evlatlarımıza bırakacağımız tek şey, başkalarına köle olmuş ruhlar olacak.
Bu sözlerim birine hakaret değil, bir uyanış çağrısıdır. El ele verelim istiyorum. Bu yabancı akıntıda boğulmak yerine, kendi nehrimizde coşalım. Neslimizi, ocağımızı, iffetimizi ve en önemlisi o dimdik duran Müslüman Türk kimliğimizi muhafaza edelim.
Yoksa dostlarım, yarın çok geç olacak... Ocak sönmeden, köz henüz sıcakken dönelim aslımıza. Ben yazdım ki; bu feryat kulaklarda çınlasın, kalplerde bir nebze de olsa yankı bulsun.
Vebal bizdedir, uyanış hepimizdedir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.