2
Yorum
4
Beğeni
0,0
Puan
101
Okunma
Seni sevmek
adımı yavaşça silmekti yüzümden,
kendime ait ne varsa
bir bir bırakmaktı eşiğinde dünyanın.
Ben sana gelirken
ne bir iddiam kaldı
ne de geri dönmek için bir bahanem.
Bir kalabalıktı içim,
susarak dağıttım.
Sesimi kırdım,
dualarımı incelttim.
Kalbimi,
yalnızca senin geçeceğin bir kapı yaptım.
Aşk dediğin,
herkesin sandığı gibi çoğalmak değilmiş,
eksilerek tamam olmakmış.
Ben bunu sende öğrendim.
Bakışlarımı susturdum,
gözlerimi emanet ettim karanlığa.
Görmem gereken ne varsa
kalbim görsün diye.
Gece uzun değildi,
ben derindim.
Zaman durmadı,
ben vazgeçtim akmaktan.
Secdeye kapanan bir düşünce gibi
kendimden yere düştüm.
Adını anmadım yüksek sesle,
çünkü aşk
bağırarak çağrılacak bir şey değil.
Bir iç çekişte sakladım seni,
bir “amin”in en tenha yerinde.
Beni bana sorarlarsa
“yok” de.
Çünkü ben
olmayı bıraktım.
Nefsimden arta kalan ne varsa
emanet ettim Rahman’a.
Seninle sınandım,
seninle sustum,
seninle razı oldum.
Bir gün
bu beden yorulursa
şaşırma.
Ben çoktan
kendimden göçtüm.
Kalan sadece
aşka alışmış bir kalbin
sabırlı atışları.
Ne cennet hesabı tuttum
ne cehennem korkusu.
Ben seni severken
sonucu düşünmedim.
Çünkü hakiki sevda
karşılık bilmez,
son durak sormaz.
Eğer bir gün
adım düşerse aklına,
bil ki
ben orada değilim.
Ben,
hiçliğin en sessiz yerinde
sana dua eden
isimsiz bir kulum artık.
Ve bil ki
seni sevmek
kendimi bulmak değildi,
kendimden kurtulmaktı.
Kadir TURGUT
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.