6
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
214
Okunma
İçimde bir kız çocuğu,
Ağlıyor…
Ne sus diyebiliyorum,
Ne ağla diyebiliyorum...
Saçlarını iki örgü isterken,
Tek örgü örmüşler...
Bir tutamını da çekmiş kader,
Böyle daha güzel oldun, demiş.
O inanmamış.
Ağlamış.
Kırmızı papuç düşlemiş
Siyah giydirip
Kırmızı yakışmaz demişler...
O vakit, toprağa basmak istemiş,
Ona da izin vermemişler,
Ağlamış.
Bir gün oyun oynarken
Sek sek çizmiş taşla,
Kuralları değişmiş bir anda
Arkadaşları gülmüş,
Kaybettin demişler.
Anlamamış,
Sadece adaletsizliği hissetmiş
İlk kez o gün.
Ve yine ağlamış.
Sonra büyümüş gibi yapmış,
Gülmeyi öğrenmiş mesela,
Ama gülüşleri eksik kalmış.
Ağlarken susmayı,
Susarken yanmayı öğrenmiş.
Şimdi biri içini aralasa,
Hâlâ o kız çocuğunu bulur orada
Bir elinde kırık bir toka,
Diğerinde söylenmemiş bir dua…
Büyüyememiş işte,
Yalnızca şekil değiştirmiş biraz.
Bir yanı hâlâ
Kırmızı papuçlar peşinde koşarken
Diğer yanı
Siyahların arasında kayboluyormuş..
O çocuğun gözyaşları saklanıyor hâlâ,
Bir şiirin arka sayfasında,
Bir sükûtun içi boş ensesinde.
Ve her defasında
Biri geçti bak dediğinde,
Bir kez daha ağlıyor…
Bir kez daha saklıyor
Gözyaşlarını....
5.0
100% (8)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.