3
Yorum
5
Beğeni
5,0
Puan
147
Okunma
Bilmeyen Kalbin Vedâsı
Ne bir başlangıçtı bu, ne de bitiş…
Sadece bir kalbin sessizce "oldu" dediği yerde, bilmeden yazılmış bir vedâydı.
Bilmeden Oldu...
Ne zaman başlar bir hikâyenin hüzne meyli?
İnsan ne zaman fark eder, yaşadığıyla yaşamak zorunda kaldığı arasındaki ince ayrımı?
Belki bir sabah… Uyanır da, aynada kendisine yabancılaşmış bir çift gözle karşılaşır.
"Bu ben miyim?" der.
Ve cevabı, kendi içinde yankılanır:
"Artık o değilsin."
Her şeyin başladığı yer, her şeyin bittiği yer midir aynı zamanda?
Hayır…
Bazı başlangıçlar, sadece bir bitişin başka bir suretidir.
Ve insan, bunu çoğu zaman bilmeden yaşar.
Bilmeden sevmiştir mesela…
Bilmeden beklemiştir.
Bilmeden dua etmiştir biri için, haberi yokken duasının göğe vardığından.
Bilmeden gülmüştür.
Ağladığını bile bilmeden.
Ey kalbim…
Sen ki nice fırtınalardan sağ salim çıkmış bir yelkenli…
Ne vakit limana yanaştın da, rüzgârını unuttun?
Hani diyordu ya şarkıda:
"Bilmeden oldu, bile bile susmak gibi…"
İnsan bazen en çok susarken konuşur.
En derin sözleri, sessizlikle mühürler.
Bir göz süzüşü, bir nefes alışı…
Zahirde hiçliktir belki ama, bâtında bir cihan yüklüdür.
Peki neden susar insan?
Çünkü anlatmak, bazen yetmez.
Çünkü kalp lisanı, dudaktan dökülen her kelimeye razı gelmez.
Ve çünkü bazı acılar, kelimeye sığmaz.
Derûn-ı kalpte yanar, kendince bir kıyamet kopar.
Vuslat, her zaman kavuşmak mıdır?
Değildir elbet.
Bazen vuslat, gözyaşıyla temizlenmiş bir kalpte Rabb’e dönüştür.
Bazen bir yolda kayboluş, sahibine yakınlaşmaktır.
Ey gönül…
Sen ki nice defter yaktın gecelerde.
Ne oldu da hâlâ "neden?" diye sormaktasın?
Belki de bazı sorular, cevap için değil;
Kalbin içini dökmesi içindir.
Belki de bazı dertler, şifa bulmak için değil;
İnsanı insan etmek içindi
Ve şimdi…
Bir kadın oturmakta pencere önünde…
Yüzü, zamanın nazarıyla çizilmiş;
Gözlerinde binbir sır gizli.
Kalksa, gidecek bir yeri yok.
Kalsa, tutunacak bir dalı…
Ama hâlâ dua ediyor.
Hâlâ bir sabahın seherinde uyanıp, elini kalbine koyuyor.
Ve soruyor:
"Ben niye buradayım?"
Cevap belli, cevapsız gibi duran:
“Bilmeden oldu.”
Ama bil ki…
Her "bilmeden"in ardında, bilen bir Kudret var.
Ve o Kudret, her kalbi zerresine dek tanır.
Çünkü bazen en büyük hikmet,
Bilmeden sevmekte gizlidir.
Ve her "bilmeden oldu"
Belki de en sahih hâliyle "ol" diyene en yakın duruştur...
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.