3
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
195
Okunma
Dün gittim, konuştuk, dertleştik biraz
Bizlerden davacı, yanık ağaçlar.
Hem geçmiş yüzyıla mührünü vurmuş
Hem de bu yüzyıla tanık ağaçlar.
Takatten düşmüşler omuzlar çökük,
Kömürleşmiş dallar hep kırık dökük
Mahzunluk kaplamış boyunlar bükük
Sanki suçlu gibi sanık ağaçlar.
Misafir olmuştum geçen ay yine,
Sahipti çamları dünyaca üne.
Olanlar sığar mı imana, dine?
Canları, renkleri donuk ağaçlar.
Bu vefasızlığı bilmem ne paklar?
Beddua ediyor kuru yapraklar.
Sarmalamış kökü kara topraklar,
Kolları salınmış, inik ağaçlar.
Kalem oldu bazı, yazdı bir roman,
Kağıt oldu bazı, ecdattan ferman,
Hastalığa şifa, dertliye derman
Yönü, insanlığa dönük ağaçlar.
Ciğerler kavruldu imbat istedi,
Direndi günlerce "imdat!" istedi.
Yine ferman için ecdat istedi
Haine, nanköre yenik ağaçlar.
Yapraklar kül oldu, kabuklar yoluk,
’Al kanları’ aktı hep oluk oluk.
Şimdi hepsi heykel, renkleri soluk
Çığlıkları susmuş, sönük ağaçlar.
22 Ağustos 2025
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.