0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
129
Okunma

Sen, ay ışığı gibi doğansın,
Toprağa rahmet, göğe duadır adın.
Bir annenin duasında, bir kız çocuğunun gülüşünde,
Hz. Hatice’nin vakarı, Hz. Fatıma’nın edasıdır adın.
Kitabımız seni cennetin kapısı bildi,
Resûl’ün müjdesiyle “ayaklarının altı” diye gösterdi cenneti.
Sen ki savaş meydanlarında su taşıyan,
Yetim başı okşayan, hakkın yanında duran…
Ama,
Gözlerinde mor izler taşıyan bacım,
Yüreğinde yumruk yarası olan kardeşim,
Bir ayet kadar temizdin oysa,
Hangi el seni kirletebildi?
Bu topraklarda
Adını fısıldamaya korkan kızlar gördüm,
Yalnız yürüdüğünde gölgesinden korkan kadınlar…
Oysa sen; ilk vahyi kalbine yazdıran,
Hakkın önünde erkekle omuz omuza duran insandın.
Seni susturmaya çalışan diller kırılsın,
Yüzüne kalkmış eller taş olsun.
Her zulmün karşısına,
Ayşe’nin ilmi, Zeynep’in cesareti,
Ümmü Umare’nin kılıcıyla dikilelim.
Çünkü sen,
Şerefini Rabbinden alan,
Onurunu yaratılışta giyinen kadınsın.
Ve bilsin ki zalimler;
Her öldürdükleri kadında,
Bir milletin yüreğini öldürüyorlar.
Bilir misin;
Senin gülüşün göğün kapılarını açar,
Ve gözyaşın yeryüzünün ahını taşır.
Cansız bedenin toprağa düşse de,
Adaletin göğe yükselir adınla birlikte.
Sen sustuğunda tarih eksilir,
Sen düştüğünde nesil yetim kalır.
O yüzden direnişin,
Bir milletin ayakta kalma sebebidir.
Ve biz,
Bu çağın cahiliyesine karşı
Kalemimizle, dilimizle, canımızla
Senin için nöbetteyiz.
Çünkü biliyoruz;
Senin varlığın, Rabbimizin bize emaneti.
Adın, kıyamete kadar yankılanacak:
Kadın.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.