4
Yorum
26
Beğeni
0,0
Puan
243
Okunma

Allah’ım,
bu sessizlik neden bu kadar derin
neden taşlar konuşuyor da
insanlar susuyor?
bir annenin dili kurudu ağlamaktan
bir çocuğun gözleri
geceyi doğuramıyor artık.
çünkü sabah,
bazı vadilere artık hiç uğramıyor.
ey göğe gizlenen adalet,
vadinin kalbinde unutturulan ne varsa
bir bir geri dönüyor rüyalarımıza.
gömdük sanıyoruz,
oysa gömülen bizmişiz,
suskunlukla, susuzlukla, suçla.
bir mezar taşı daha
adı unutulmuş bir duayı taşır omzunda.
okunmayan sureler,
kapanmayan gözlerle bekliyor seni.
biz burada
bir mezarlık değil,
bir utanç yığını devraldık.
ve ben,
bir çocuğun adını unuttum mezarında
çünkü taşında yalnızca bir sayı vardı.
sayılmak istemedi çocuk,
yaşanmak istedi.
oysa sayı oldular hepsi
raporlarda, arşivlerde, diplomatik notlarda.
Allah’ım,
bu sayılar konuşmaz.
biz konuşalım.
çünkü sustuğumuz her gün
bir soykırım daha başlar içimizde.
duaların ucunda
bir ağıt taşıyoruz şimdi.
adını biz koymadık bu yükün,
ama artık bırakmıyoruz elimizden.
çünkü bu sessizlikte,
bir daha unutulmasın diye
her gece Srebrenitsa’yı ezberliyoruz.
*
Mehmet Demir
111025
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.