1
Yorum
19
Beğeni
0,0
Puan
209
Okunma

yine birileri,
kanla suluyor haritayı
her çizgide bir bıçak izi durur gibi.
geçmişin sırtında,
bir çığlık yükseliyor
gaza’dan, şam’dan, musul’dan
ama duymazdan geliyor
dünya denen o sağırlar topluluğunun avenesi
ve onların hamileri.
yine bir yerlerde farklı rüzgarlar esiyor…
kimin yeleğinden ne koparsa
birileri onu mümin sanıyor,
ama ciğeri kurumuşlar onların duaları,
üzerinde geziyorlar.
helikoptere binmiş haçlı hayalleri.
kendi gölgesine bile o taş atanlar,
kendi çocuklarını öksüz bırakıyor.
ve her gece bir toprak daha
düşüyor puslu sofralara.
geceleri çorba değil
petrol içiyor batı
ve bizim kırık çanaklarımızdan sızıyor
o alçak tadı.
bir çuval altın, bir postalken ayet,
şimdi kandır her secde ve her suskunluk,
bir işbirlikçinin alnı gibi kapkaradır.
kim karıştırıyor bu toprağı,
el mi, dış mihrak mı,
yoksa içerideki yılanlar mı...
sahi kim büküyor o kulakları,
bu sessiz çığlığa...
bir harf eksilince kur’an’dan
bir harita daha tamamlanıyor pentagon’da.
onlar strateji diyorlar,
biz hep kefen dikiyoruz.
bir çocuk düşüyor her planın ortasına,
isimsiz.
bir anne ağlıyor,
diller üstü, dinler ötesi.
kim...
kim eğiriyor bu pusulanın yönünü kim...
kim saçıyor yangını
bir halkın sabahına, akşamına kim...
belki bir gün
bir ezan değil,
bir isyan yankılanır minarelerde.
belki bir gün
mümin olmak,
bir parmak kaldırmakla değil
eli taş tutmakla ölçülür
adaletin duvarına.
ama şimdi,
birer birer sönüyor yıldızlar
israil’in gözlerinde parlayan
yalan güneşin altında.
ve biz,
her gece amin deyip
her sabah biraz daha eksiliyoruz.
*
Mehmet Demir
10624
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.