1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
94
Okunma
gecenin karanlığı
baykuşların çığlığı güzeldir
gökte kartal denizde köpek balığı
karada akrep yılan sevilir
ıssızda ayak sesi
koşanın nefes nefesi
pazar pazartesi müdürün öfkesi
köpeğin sivri dişleri
ormanın zehirli mantar ve yemişleri
ehvenişerdir
insan
ok mızrak tabanca mermiden tehlikeli
her yöne döner çatal dili
yakar yıkar tarumar eder öldürür eli
en korkunç mahluk insan
ben insandan korkuyorum
yanına gelir tanışır
adım adım usulca yaklaşır
seni kendisine bağlar sımsıkı ardından
habersizce uzaklaşır
bu kadar mı ucuz kalbin ritmi
ayrılık mahfeden aritmi
inanamazsın olanlara şaşar kalırsın
güvenini kaybedersin hayata darılırsın
yazıklar olsun
aşkı öldüren taş yüreklilere
insanlıktan nasipsiz insanım diyenlere
melek suretinde görünüp şeytanı sevindirenlere
tek korktuğum bu tip insanlar, onlardan korkuyorum
ne güzel ne masum bir yüzü vardı
ellerindeki çiçekler çiçek bahçesi kadardı
maddi manevi verdiği tahribat akıllara zarar ziyandı
bir kalemde bitirdi her şeyi, içimde acı kaldı
herkese yetme çabası hayatımın mihenk taşıydı
kimseyi memnun edememek kaygısı gönlümün telaşıydı
gözyaşımı katık edip yediğim ıstırabımın aşıydı
yıllar yılı verdiğim mücadele birlik beraberlik savaşıydı
derdim ki şu dünyada elbet iyi insanlar da vardır
nerede bu iyi insanlar, belki de bir adım kadar yakındır
fakat yanılmışım ne yazık, bir kere daha ve çok büyük yanılgı
artık şüpheye düşürüyor iç ses, öngörü, algı
tanırım sanıyordum insanları gözlerinden
bilememişim ah ben okuyamamışım niyetlerini yüzlerinden
ne geçirirlermiş meğerse gizlice özlerinden
anladım ama çok geç kaldım anlamak için
şimdi kendime soruyorum, niçin bu kadar safım niçin
yerli yerince konuşmak ne güzeldir
sohbet muhabbet ömre ömür katan iksirdir
lakin hesap vermeler, ağır sözlerle itham edilmeler
boğaza tıkanıveren yarım yamalak cümleler
gözyaşlarıyla boğulan çiçek misali solup giden cılız gülmeler
anlatılamayacak kadar derin ve yoğun anlaşılamayacak olan daha neler neler...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (4)