5
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
2039
Okunma
Çocukluğumun kokusu;
dudağımı elimi boyayan elma çağlası
dişlerimin arasında çırpınan alıç ve yemişen
birazcık da annemin yemeğe kattığı sevgi...
Çocukluğumun kokusu;
yağmurun ardından içime çektiğim toprak
yaz akşamında titreşen yaprak
kapımızın önünde açılan şeppoy çiçeği...
Çocukluğumun kokusu;
tüp kaçağına karışmış üzümlü kek
bakkal ninenin dükkanının
çamaşır tozu ile karışık gaz kokusu...
Çocukluğumun kokusu;
yeni ütülenmiş önlüğümün buğusu
sabırlı babamın bıçakla yonttuğu
kurşun kalemimin kokusu...
Çocukluğumun kokusu;
arkadaşım Aysel’le manavdan alıp
kabuğuyla yemeye çalıştığımız limonun
ve okulumuzdaki limon çiçeğinin kokusu...
Çocukluğumun kokusu;
büyükannemin elleriyle açtığı baklavanın
kayısı reçelinin,sobaya yapıştırdığım pestilin
ev bisküvisinin ve su böreğinin kokusu...
Çocukluğumun kokusu;
Komşumuz Şaziye hanım teyzenin
kavurduğu un helvasının
kazanda kaynayan salçanın kokusu...
Çocukluğumun kokusu;
şıraya daldırıp asınca şıp şıp damlayan kömenin
samanlar arasından alıp dişlediğim misket elmanın
taşa vurup sulandırdığım ayvanın kokusu...
Nasıl tarif edebilirim ki burnumun direğindeki sızıyı?
anlatabilr miyim bilemiyorum, şeker tadında hatıraları
bir peri masalının el değmemiş nice teferruatlarını
anlatsam bile, geçen zaman yeniden yaşanır mı? ...
(12.10.2009-İstanbul)
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.