2
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
87
Okunma

Görünmez olmuşum, insanlar beni görmeden içimden geçip gidiyorlar
sabahları uyandığımda gülerek neşeyle coşkulu kalkardım yataktan
hangisi benim, ne çok ben var hepsi de bana yabancı, benden uzakta
aklım düşüncelerimin tutsağı, kalbimle buluşamıyor bu tuzakta
Görünmez olmuşum, herkesin acılarına duyarlı hassas termometreyim
streslerini çıkardıkları kocaman bir topum, hüzünlerini emen süngerim
güldürmek ve arta kalan kırıntılarla azıcık gülebilmekti dileğim
bazen bilemiyorum, yerde miyim gökte miyim neresi memleketim?..
Gereğinden fazla kıkırdarım ve saçmalarım içim kan ağlarken,
zannederler keyiften dört köşeyim, bilmezler ki telefonumu
kapadığımda ne haldeyim, hüzünden kederden nerdeyse öleceğim
Konuşuyorum, asıl söylemek istediklerimi bir bir içime yutarak
gülüyorum, gözyaşlarımı durdurup hıçkırmamaya çalışarak
etrafımı kırmadan incitmeden, kendimi acımasızca pataklayarak...
Göğüs kafesimin tam ortasında saplanmış duran kanlı bir bıçak
kimse görmese bilmese bile beni daha ne kadar oyup kanatacak
maalesef diyemedim zarar veren hiç kimseye, bana ne yaptın alçak?..
Emredilmiş kulağıma doğduğumda gül diye başlayan bu isim
güldürmek için çabaladım etrafımda herkesi, gül dediler gülemedim
tavada önce kızarıp ardından donmuş bir yağ gibi içime çöktü hevesim...
İşin garibi, artık fark edilmek, görülmek gibi bir arzum hiç mi hiç kalmadı
çiçek çiçek açılan yaprak yaprak yeşeren dallarım, zaten gençken budandı
bir damla suya hasret kalan köklerim can suyundan mahrum, kurudu kaldı
içimden geçti de tüm insanlar, hayvanlar, kamyonlar, tırlar, canım yanmadı...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (6)