2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
86
Okunma

içimin en derininde bir kuyu oyuyor düşüncemi
en dipte kalmış demirden bir karyolanın
altına büzüşmüş sarı gözlü masum çocuk
üzerini örtmüş gençliğime doğru uzanan yolculuk
mola yerlerinde çamura bulanmış
ayakkabılarımı yıkarsam canlanır zannettiğim
bataklıkta kaybettiğim sevgi çiçeğim
sonrası uzun, bitmezmiş gibi dönüp durduğum daire
farklı kişilerle yaşanılan aynı tecrübeler ha bire
çocukluğumu arıyorum diplerde köşelerde
şebboy kokulu akşamlardaki ürpertilerde
iftar sofrasındaki yoğurtlu çorbanın tereyağlı nanesinde
gençliğim el sallıyor, okulumuzun bahçesindeki
iğde ağacının mis kokulu dallarından
umutsuzluk şalımı atıp omuzlarıma çıkıyorum
her yıl dokuz canımın birini verdiğim zamanda yolculuğa
herkes yükselmek ister, ben ise daha da derinlere inmek istiyorum
kapanmayan defterleri kapatabilmek, yapamadıklarımı yapabilmek
yana döne aradığım şey galiba, birazcık cesaret...
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (4)